SON DAKİKA

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

MOBİL UYGULAMALARIMIZ

Haber10.com

Paylaş
veya
aşağıdaki bağlantıyı paylaşın:
Anasayfa » Yerel Haber » Tuncelili Besiciler Baharın Müjdecisi Oğlak Ve Kuzuları Büyütme Telaşında Haberi

Tuncelili Besiciler Baharın Müjdecisi Oğlak Ve Kuzuları Büyütme Telaşında Haberi

Tunceli'nin Ovacık ilçesinde yaşayan besiciler, köylerinde sesleri yankılanan yeni doğmuş oğlak ve kuzuları sağlıkla büyütme telaşına girdi.

Yayınlanma:
Tuncelili Besiciler Baharın Müjdecisi Oğlak Ve Kuzuları Büyütme Telaşında Haberi

TUNCELI (AA) – Sarp dağların arasında kurulu 1500 rakımlı Ovacık’ta, yaylaların ve ormanlık alanların geniş yer kaplaması hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlıyor.

İlçenin Konaklar, Kızık, Paşadüzü, Havuzlu, Köseler, Koyungölü, Çakmaklı ve Burnak köylerinde yaşayan besiciler de yıllardır sürdürdükleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle geçimini sağlıyor.

Her mevsim hayvanlarıyla ilgilenen besiciler, yaklaşık bir ay önce dünyaya gelen baharın müjdecisi oğlak ve kuzuların bakımı nedeniyle meşakkatli günler geçiriyor.

Günün belirli saatlerinde ahırlara giden besiciler, yüzlerce keçi ve koyunu samanlıklarda istifledikleri yem bitkileriyle besledikten sonra oğlak ve kuzuları anneleriyle buluşturuyor. Ahırlardaki kapıların açılmasıyla sürünün içine karışan oğlak ve kuzular, kısa sürede annelerini koku ve seslerinden bulup emdikleri sütle besleniyor.

Tüm zorluklara göğüs geren besiciler, aç kalan bazı oğlak ve kuzuları da biberonla besleyip sağlıklı büyütmeye çalışıyor. Sevimli halleriyle ahırları şenlendiren oğlak ve kuzular, havaların iyice ısınınca meralara çıkarılıp otlatılacak.

“Adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz”

Besicilerden Celal Yarar, AA muhabirine, uzun yıllardır küçükbaş hayvancılıkla ilgilenerek geçimini sağladığını söyledi.

Koyun ve keçilerin genellikle şubat-nisan arasında yavruladığını ifade eden Yarar, “Bütün zamanımızı hayvanların içerisinde geçiriyoruz. Onlara yavrulama döneminde adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz. Kuzu ve oğlakları günde 2 defa anneleriyle buluşturarak süt içmelerini sağlıyoruz. Belirli bir süreden sonra da oğlak ve kuzuları annelerinin yanından alıp farklı bölmelerde tutuyoruz.” dedi.

Yarar, annesi tarafından sahip çıkılmayan oğlak ve kuzuları biberonla beslediklerini anlatarak, “Küçükbaş hayvancılığın biraz zorluğu var ama bu iş hoşumuza gidiyor ve güzeldir. Sürekli doğadayız ve farklı canlılarla karşılaşıyoruz. Hayvanlar bana çok güzel enerji veriyor.” ifadelerini kullandı.

“Zamanımızın çoğu ahırda geçiyor”

Kazım Zedef ise babasından öğrendiği hayvancılığı yıllardır sürdürdüğünü belirtti.

Bu yıl kış mevsiminin çetin geçtiğine işaret eden Zedef, şunları kaydetti:

“Her sene eylül ayının 15’inde keçi ve koyunlarımızın arasına koç ile tekkelerimizi katıyoruz. Beş buçuk aylık sürenin sonunda oğlak ve kuzu doğumları başlıyor. Kuzuları yaklaşık 1 ay anneleriyle kalıyor, oğlakları ise tek tek annelerine emdiriyoruz. Zamanımızın çoğu ahırda geçiyor. Hayvanların altını temizliyoruz, yemin ve suyunu veriyoruz. Kuzu ve oğlakları da arpa, yonca ve meşe yaprağıyla besliyoruz.”

Fincan Yarar da bazı keçilerin de mevsime bağlı süt miktarının azaldığını ve yavrularını doyuramadığını ifade etti.

Yarar, bu nedenle oğlaklara ineklerden sağdığı sütü verdiğini söyleyerek, “Ahıra girdiğimde oğlaklar koşarak etrafımda dolanıyor. Ben de bir taraftan oğlakları annelerine emdirip diğer taraftan biberonla besliyorum. Hayvanlarla iç içe olmak çok güzel bir duygu ve onların sayesinde stresten uzaklaşıyorum.” diye konuştu.

Muhabir: Sidar Can Eren

İlgili Haberler