ABD yönetiminin birçok ticaret ortağından ithal edilen mallara en az yüzde 10 vergi getireceğini açıklaması, küresel ticaret savaşlarının derinleşerek petrol talebini kısıtlayacağı beklentilerini güçlendirdi. Bu kararların ve olası sonuçlarının sadece petrol fiyatlarını değil küresel piyasaları ve ticareti de olumsuz etkileyeceği bir dönemi başlatacağından da endişe ediliyor.
Trump’ın Rusya ve İran’a yönelik tehditlerinin ardından haftaya yüzde 3 artışla başlayan Brent petrol, tarife kararları öncesinde yüzde 0,3 düşüşle 1 Nisan’da günü 74,30 dolardan kapattı. Mart’ın son gününü yükselişle tamamlayan Batı Teksas türü (WTI) ham petrol de 1 Nisan’da yüzde 0,3 düşüş kaydederek 70,93 dolara geriledi.
Karşılıklı tarife kararlarının açıklandığı 2 Nisan’da da aşağı yönlü seyrini sürdüren Brent petrol, yüzde 0,9 düşüşle 73,64 dolardan kapanırken, WTI da yüzde 0,6 kayıpla 70,48 dolar seviyesine indi.
Trump’ın “kurtuluş günü” olarak adlandırdığı 2 Nisan’da aldığı kararların küresel talebi baskılayacağı yönündeki beklentileri güçlendirmesinin ardından Brent petrol 3 Nisan’da yüzde 5,4 değer kaybetti ve günü 69,63 dolardan tamamladı.
Böylece Brent petrolün varil fiyatı ABD yönetiminin karşılıklı tarife uygulama kararını takip eden gün 4 dolar düşerek Ekim 2023’ten bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. WTI da aynı gün 5,6 değer kaybederek 66,33 seviyesine indi.
ABD yönetimi birçok ticaret partnerine tarife getirdi
Trump’ın imzaladığı kararname kapsamında, ABD’nin birçok ticaret partnerine tarife getirilmesi öngörülüyor. Tarife oranları, yüzde 10 ile 50 arasında değişiyor.
Bu kapsamda, Avrupa Birliği’ne yüzde 20, Çin’e yüzde 34, Vietnam’a yüzde 46, Tayvan’a yüzde 32, Japonya’ya yüzde 24, Hindistan’a yüzde 26, Güney Kore’ye yüzde 25, Tayland’a yüzde 36, İsviçre’ye yüzde 31, Endonezya’ya yüzde 32, Malezya’ya yüzde 24, Kamboçya’ya yüzde 49, Güney Afrika’ya yüzde 30, Bangladeş’e yüzde 37 ve İsrail’e yüzde 17 tarife getirilmesi planlanıyor.
Türkiye, Birleşik Krallık, Brezilya, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Mısır ve Suudi Arabistan’ın aralarında olduğu bazı ülkeler için ise yüzde 10 gümrük vergisi uygulanması öngörülüyor.
Trump, 4 Nisan’da yürürlüğe girmesi beklenen ve daha önce duyurulan yüzde 25’lik otomobil tarifelerini de detaylandırdı. Ayrıca, ABD Başkanı 24 Mart’ta yaptığı açıklamada Venezuela’dan petrol veya gaz satın alan ülkelere 2 Nisan’dan itibaren yüzde 25 tarife getirileceğini bildirmişti.
Uzmanlar, tarifelerin küresel ticaret savaşına yol açarak ekonomik yavaşlamaya sebep olabileceğini ve bu durumun petrol talebini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması beklenmiyor
Bağımsız petrol piyasası analisti Gaurav Sharma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trump’ın açıkladığı tarifelerin küresel ticarette büyük bir sarsıntı yarattığını belirterek, “Piyasalar bu durumu hesaba katmış olsa da, bu tür büyük ölçekli değişimler petrol fiyatları üzerinde baskı yaratıyor.” dedi.
Sharma, öte yandan bu düşüşün kalıcı olmayacağını ifade ederek, “Piyasada hala bol miktarda ham petrol mevcut. Ayrıca OPEC+ da üretimi artırıyor. Dolayısıyla, kısa vadede petrol piyasasında aşağı yönlü hareketlerin görüleceğini söylemek mümkün fakat bu düşüş kalıcı olması pek olası değil. Brent petrol uzun vadede tekrar 80 dolar seviyelerine dönebilir.” diye konuştu.
Bazı ülkelerin Trump’ın kararlarına karşı misilleme tarifeleri uygulayabileceğine işaret eden Sharma, bununla birlikte yükselen enflasyon oranlarının da petrol fiyatları üzerinde önemli bir etkiye sahip olabileceğini aktardı.
Sharma, yatırımcılara, “Piyasa oyuncuları ABD dolarının yönü ve G20 ülkelerindeki enflasyon dinamiklerine özellikle dikkat etmeli.” tavsiyesinde bulundu.
“Petrol fiyatları ilerleyen dönemde 60 doların altına gerileyebilir”
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi de tarife kaynaklı düşük talep beklentileri ve OPEC+ grubunun üretim artışı planları doğrultusunda, petrol fiyatlarının ilerleyen dönemde 60 doların altına gerileyebileceğini ifade etti.
Rizvi, ABD yönetiminin açıkladığı tarifelerin yanı sıra, OPEC+ ülkelerinin 1 Nisan itibarıyla günlük 2,2 milyon varillik gönüllü üretim kesintisini sonlandırarak, Mayıs ayında günlük 411 bin varillik üretim artışı yapacaklarını açıklamalarının, petrol fiyatlarının daha fazla düşmesine neden olduğunu belirtti.
Karşılıklı tarifelerin “ticaret savaşlarına” yol açarak küresel ekonomik toparlanma üzerinde uzun süreli baskı oluşturacağını vurgulayan Rizvi, şunları kaydetti:
“Tüketiciler, günlük ürünlerin daha pahalı hale geldiğini görecekler. Özellikle ABD’de, ortalama bir hane halkı yaklaşık 2 bin dolar civarında gelir kaybı yaşayacak. Küresel merkez bankaları, bir diğer enflasyonist şok nedeniyle stratejilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak. Bu şok, şu ana kadar yükselen fiyatlarla mücadelede elde edilen ilerlemeyi sekteye uğratabilir. Bu nedenle petrol fiyatlarının kısa vadede 60 doların altına düşmesini bekliyorum.”
Muhabir: Duygu Alhan