SON DAKİKA

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

MOBİL UYGULAMALARIMIZ

Haber10.com

Paylaş
veya
aşağıdaki bağlantıyı paylaşın:
Anasayfa » Yerel Haber » Ti̇hek Başkanı Kılıç: (28 Şubat) Bu Türden Darbeler, Müktesebatımız Açısından Kabul Edilebilir Olmayan Müdahalelerdir Haberi

Ti̇hek Başkanı Kılıç: (28 Şubat) Bu Türden Darbeler, Müktesebatımız Açısından Kabul Edilebilir Olmayan Müdahalelerdir Haberi

Prof. Dr. Muharrem Kılıç, 28 Şubat postmodern darbesine ilişkin, "Bu türden darbeler, Türkiye'nin siyasi müktesebatı, demokratik müktesebatı açısından, ulusal birikimimiz, müktesebatımız açısından kabul edilebilir olmayan müdahalelerdir." dedi.

Yayınlanma:
Ti̇hek Başkanı Kılıç: (28 Şubat) Bu Türden Darbeler, Müktesebatımız Açısından Kabul Edilebilir Olmayan Müdahalelerdir Haberi

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Kılıç, 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 28 yıl geçtiğini belirterek, darbenin ortaya çıkardığı çok ciddi mağduriyetlerin bulunduğunu ifade etti.

  • “Postmodern darbe 28 Şubat”ın üzerinden 28 yıl geçti

TİHEK’in 2022’de konuyla ilgili rapor hazırladığını anımsatan Kılıç, “28 Şubat darbesine ilişkin raporumuzu yine kamuoyunda duyurmayı arzu ediyoruz.” dedi.

Raporda mağduriyet yaşayan kitlenin, mağduriyetlerinin tablosunu ana hatlarıyla ortaya koymaya çalıştıklarını belirten Kılıç, “Bu mağduriyetlerin yarattığı, özellikle ortaya çıkardığı belli hak alanları ve özgürlük alanları söz konusu. Bunların başında din ve vicdan özgürlüğü gelmekte.” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıç, 28 Şubat darbesi nedeniyle başta kamu görevlileri ve öğrenciler olmak üzere toplumun belli bir kesiminin mağduriyetlerine tanıklık edildiğini aktararak, “Üniversite kapılarından geri gönderildiklerini biliyoruz. İkna odalarıyla ideolojik anlamda ne yazık ki doktrinasyon çabası içerisinde olan birçok üniversite öğretim üyesi, üniversite yöneticisi, dekanı ve rektörünü tarihimiz hiçbir biçimde unutmayacak bu darbenin asli failleri olarak.” ifadesini kullandı.

Söz konusu süreci “atipik bir darbe” olarak niteleyen Kılıç, “Burada özellikle medyanın büyük işler icra etmesi, darbe amacına matuf bir şekilde işler icra etmesi, bazı sivil toplum örgütleri ve sendikalarının, meslek odalarının bu noktada bir görev icra etmesi gerçekten siyasi tarihimiz açısından kara bir leke olarak tarihe geçtiğini söylemeliyim. Burada hedef alınan kitle ne yazık ki milletimizin temel değerleri, inancı ve değerleri olduğunu ifade edebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

“Vesayet odaklarının icra ettiği müdahale”

Prof. Dr. Kılıç, postmodern darbeyle kamu görevlilerinin ihraç edildiğini, haklarında haksız biçimde kovuşturma ve soruşturmaların yapıldığını, fişlemelerin gerçekleştirildiğini dile getirdi.

TİHEK’in raporunda, ihlal edilen hakların temel hak ve özgürlük alanlarına işaret etmeye çalıştıklarını belirten Kılıç, “Bunların başında da din ve inanç özgürlüğü gelmekte, en temel özgürlük hakkı olarak karşımıza çıkmakta. Bu açıdan ortaya çıkan ihlallerin yaratmış olduğu hem psikolojik sonuçlarına da kısmen değinmeye çalıştık. Daha çok da hak ve hukuk çerçevesinde ve ayrımcılık yasağı hukuku çerçevesinde ortaya çıkan tabloyu gözler önüne sermeye çalıştık.” dedi.

Postmodern darbe sonrası ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi adına son 20 yılda birçok adımın atıldığını dile getiren Kılıç, “Bu türden darbeler, Türkiye’nin siyasi müktesebatı, demokratik müktesebatı açısından, ulusal birikimimiz, müktesebatımız açısından kabul edilebilir olmayan müdahalelerdir. Vesayet odaklarının icra ettiği müdahaleler olarak karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.

Darbelerin tekrar yaşanmaması temennisinde bulunan Kılıç, şöyle devam etti:

“Biz Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak insan haklarının tesisi hak ve hürriyetlerden yararlanmada, bütün yurttaşların hiçbir ayrım olmaksızın eşitlik temelinde bu haklardan yararlanabilmesi ilkesi doğrultusunda hiçbir toplumsal kitlenin, grubun böylesi bir mağduriyete, böylesi bir darbe mekaniğiyle maruz kalmasını ve mağduriyete maruz kalmasını kabul etmemiz mümkün değil. O açıdan bu raporumuzu tekrar ulusal kamuoyunda, ulusal kamuoyunun ilgisine mazhar etmek ve duyurmak ve bu türden darbe ve darbe girişimlerinin bir daha yaşanmaması adına tekrar gündeme getirdik.”

Muhabir: İsmet Karakaş

İlgili Haberler