ROMA (AA) – Anadolu Ajansının “Avrupa’da Ramazan” başlıklı dosyasının son bölümünde AA muhabiri, Roma Büyük Cami’de ramazan boyunca her gün düzenlenen iftar organizasyonunu ele aldı.
İtalya’nın başkentinde 1995’ten bu yana hizmet veren Roma Büyük Cami’de, her yıl geleneksel olarak başta ihtiyaç sahipleri için olmak üzere kentte yaşayan Müslümanlara yönelik iftar organizasyonları yapılıyor.
Roma Büyük Cami İmamı Dr. Nader Akkad ve iftar organizasyonuna katılanlar, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
İmam Akkad, ramazanın bereketli ve mübarek bir ay olduğunu belirterek, “İnsanların bir araya gelip, birlikte vakit geçirmeyi, kardeşliği yaşamayı ve paylaşımda bulunmayı deneyimlediği bir aydır.” dedi.
Akkad, ramazanda iki büyük sevinç yaşandığını ifade ederek, “Bir hadiste, Peygamberimiz şöyle buyurur: ‘Oruç tutan kişinin iki sevinci vardır. Birinci sevinç, iftar anıdır; yani güneş battığında, toplulukla birlikte orucu açmanın verdiği derin mutluluktur. İkinci sevinç ise Allah’a kavuştuğunda, Allah’ın ona orucunun karşılığı olarak rahmetiyle ve cömertliğiyle mükafat vermesidir.’ Bu yüzden, bu ayda iki büyük sevinç bir arada yaşanır.” diye konuştu.
Camilerine farklı kesimlerden çok sayıda inananın geldiğini anlatan Akkad, “Aralarında öğrenciler, göçmenler, yerel halktan insanlar ve hatta ilk kez ramazanı yaşayan İtalyanlar da var. Bu yüzden ramazan ayı, farklı insanları bir araya getiren kucaklayıcı bir dönemdir. Özellikle burada ailesi olmayan, yalnız yaşayan kişiler için camiye gelmek, kardeşleriyle ve diğer müminlerle bu özel anları paylaşmak güzel bir fırsat oluyor.” ifadelerini kullandı.
Ramazan boyunca camilerinde iftar düzenlediklerini söyleyen Akkad, şunları kaydetti:
“Buraya gelen herkes bir yemek bulur, hiçbir sınırlama yoktur. Ortalama olarak 400 ila 500 kişi iftar yapar, bu sayı bazen biraz daha az olabilir. Artan yemekler israf edilmez, sahur için saklanır. Böylece hiçbir şey boşa gitmez ve her şey geri dönüştürülür. Ama en önemli şey, birlikte olmanın, beraber yaşamanın ve paylaşımın getirdiği mutluluğu hissetmektir.”
İmam Akkad, yaklaşan Ramazan Bayramı’na değinerek camilerinde yoğun talep nedeniyle bayram namazını birden fazla kıldıklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Roma Büyük Cami, Avrupa’nın en büyük camisi olarak bayramda Müslüman topluluğu bir araya getirir. Bu nedenle, küçük mescitler bile kapanır ve herkes topluca bu büyük camide bayram namazını kılmak için buluşur. Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi on binlerce Müslümanın bayram namazını kılmak için gelmesi beklenirken, ramazan ayının son namazını tüm cemaate kılma imkanı vermek amacıyla bu namazın birden fazla kez tekrarlanması bekleniyor.”
“Burada yalnız olmadığımı görüyorum”
Camiye hem iftara hem de teravih namazına gelen Mısırlı Mahmoud da İtalya’da okuduğunu ve burada yalnız olduğunu belirtti.
Mahmoud, “Ailem tamamen Mısır’da, bu yüzden kendimi biraz yalnız hissediyorum. Buraya gelip iftar yaptığımızda, aslında yalnız olmadığımızı hissediyorum, burada bir aile gibiyiz, yalnız değilim. İftar yapıyoruz, sonra teravih namazı kılıyoruz. Daha sonra bize kahve ve tatlı ikram ediliyor.” şeklinde konuştu.
Ramazanda yalnız olmanın güçlüğüne dikkati çeken Mahmoud, “Ramazanda tek başına iftar yapmak gerçekten zor ama buraya gelen birçok insan var çünkü yemeğe ihtiyaçları var. Ramazanın en önemli yönlerinden biri de budur: İhtiyacı olanlara yemek sağlamak, birbirimize destek olmak. Bu yüzden ben de buraya geliyorum ve kendimi gerçekten iyi hissediyorum.” ifadelerini kullandı.
Mahmoud, şöyle devam etti:
“Burası bana evim gibi geliyor, bir aile ortamı hissediyorum. Belki burada birini tanıyorum, kısa bir sohbet ediyoruz, sonra birlikte kahve içiyoruz. Daha sonra teravih namazını bekliyoruz, namazımızı kılıyoruz ve ardından evime dönüyorum.”
İtalyan Marco camide huzur buluyor
Müslüman arkadaşlarıyla bir arada olmak için Roma Büyük Cami’ne gelen Hristiyan İtalyan Marco da bir arkadaşının kendisini buraya getirdiğini ve onunla beraber dua ettiklerini söyledi.
Marco, “Bu sayede İslam dini hakkında birçok şey öğrendim, bunlar beni etkiledi ve halen de etkilemeye devam ediyor. Çünkü Allah, Hristiyanların da Müslümanların da Tanrısıdır. O, evrenseldir.” dedi.
Buraya her geldiğinde ciddi bir bağlılık ve adanmışlık gördüğünü anlatan Marco, “Buradaki misafirperverlik ve özellikle namaz sırasında Allah’ın huzurunda ve imamın arkasında diz çöküldüğünde oluşan sessizlik içime işliyor.” ifadesini kullandı.
Muhabir: Barış Seçkin