Rami Kütüphanesi’ndeki kitaplıkta, 6 bine yakın eser, yazarların, araştırmacıların ve kitapseverlerin kullanımına sunuldu.
Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürü Taner Beyoğlu, İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın Osmanlı son dönemine dair son derece vukufiyeti yüksek bir isim olduğunu belirterek, “Osmanlı biyografi geleneğini başlatmış böyle değerli ismi anarak bu kitaplığı açmak bizler için çok büyük anlama sahip. Biyografi Kitaplığı, kültürel mirasın günümüze taşınmasında önemli bir işleve sahip olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biyografi geleneğini sürdürmek adına “armağan eserler” yayımlandıklarını kaydeden Beyoğlu, “Edebiyat ve fikir dünyamızın önde gelen isimlerini bu seri içinde ele alıyoruz. Çok değerli bilim insanların hazırladığı derleme eserler yayımlıyoruz. Yayınlandığımız bu eserleri Biyografi Kitaplığının da bir parçası haline getireceğiz. Biyografi Kitaplığının kültür alanındaki büyük bir boşluğu dolduracağını düşünüyorum.” diye konuştu.
“Kitaplığımız yaklaşık 6 bin biyografi eseriyle kapılarını açıyor”
Biyografi Enstitüsü İcra Kurulu Üyesi Özge Kahya, uzun soluklu bir fikrin ilk somut adımına tanıklık ettiklerini söyledi.
Bireylerin yaşam öyküleri üzerinden düşünsel, tarihsel ve kültürel belleğe katkı sunacak nitelikli bir biyografi koleksiyonu oluşturmayı amaçladıklarını kaydeden Kahya, “Bu hedef doğrultusunda, Rami Kütüphanesi ile çok değerli bir iş birliği başlatıldı. Kitaplığın yalnızca raflardan ibaret olmaması, bir araştırma ve düşünme mekanı olması fikri tüm sürece yön verdi. Bu iş birliğine Açık Kitap Vakfı da destek verdi. Geçtiğimiz aylarda iki vakıf arasında bir protokol imzalanarak süreç başlamış oldu.” dedi.
Kahya, koleksiyonda farklı disiplinlerde biyografi eserler olduğunun altını çizerek, “Kitapların büyük kısmı titizlikle ve özenle seçildi, hem içerik hem de alan dengesi göz önünde bulundurularak değerlendirildi. Bugün itibarıyla kitaplığımız yaklaşık 6 bin biyografi eseriyle kapılarını açıyor. Temin süreci devam eden kitaplarla birlikte bu sayının ilerleyen dönemde 12 bine ulaşması hedeflenmektedir.” ifadelerini kullandı.
“Biyografi hayatın bilgisi anlamına geliyor”
Açık Kitap Vakfı Başkanı Ahmet Kot, kitaplaşmış hayatlardan oluşan bir yapının ilk nüvesinin açılışının gerçekleştirildiğini belirtti.
Biyografinin, hayatın bilgisi anlamına geldiğini kaydeden Kot, “Ben burada bir kütüphanenin küçük adımlarla büyüme hikayesini, bir kütüphanenin biyografisini anlatmak istiyorum. Eskişehir’deki evimizde bir büfemiz vardı. Babamın kitaplığı, o büfeydi. 6 yaşındayken, okuma yazma bilmiyorum, o kitaplıktaki kitapların sırtlarındaki harfleri söktüm. İlk okuduğum kitap sırtı da ‘O ki o yüzden varız.’dı. Bu daha sonra Necip Fazıl’ın ‘Çöle İnen Nur’ kitabında, en zirve biyografi olan Hz. Peygamber’in hayatının anlatıldığı bir biyografiye dönüştü. O kitabın sırtını okuyarak başlanan süreç, Balıkesir’de kurduğumuz kütüphane ve Açık Kitap Vakfının biyografisini de bizlere anlatmaktadır.” şeklinde konuştu.
Yazıyla gerçekçi anlamda ilk tanışmasının da Sezai Karakoç’la olduğunu dile getiren Kot, şunları kaydetti:
“Ben, 5. sınıfa giderken babam o dönem Sabah gazetesi alıyordu. Sezai Karakoç da orada günlük köşe yazısı yazıyordu. Daha sonra buradaki yazılar ‘Sütunlar ve Yazılar’ olarak kitaplaştı. Üstat orada diyordu ki ‘Yazı kendisini yazar.’ Benim ilk kez yazı denilen şeyin neşvesini tattığım an budur. Daha sonra bu süreç başka kitapları okuyarak, satın alarak devam etti.”
Söz konusu okuma sürecinin “Balıkesir Millet Kütüphanesi”ni hayata geçirilmesiyle devam ettiğini söyleyen Kot, “Bu özgün kütüphanede 3 yıl boyunca kitap merkezli bir kültür çalışması yürüttük. Fakat bu kütüphane seçimlerden sonra yeni seçilen belediye başkanının emriyle kapandı. Biz de bu süreçte Açık Kitap Vakfını kurduk ve faaliyetlerimize devam ettik. Biyografi konulu bir kütüphanemiz olmaması da içimde büyük bir ukdeydi. Bugün Rami Kütüphanesi çatısı altında böyle bir kitaplığı kurduk. Vakıf olarak buraya katkı sunmak bizim için büyük onur ve katkılarımız devam edecek. Türkiye böyle hizmetleri fazlasıyla hak ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Enstitü çok değerli çalışmalara imza atacak”
İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı Başkanı Ahmet Samet Yapar ise Biyografi Enstitüsünün faaliyetlerine başladığından beri müstakil bir biyografi kütüphanesi kurmayı kendisine misyon edindiğini belirtti.
Enstitünün İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı çatısı altında çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Yapar, “Merhum İbnülemin Mahmut Kemal İnal, 1955 yılında bizzat kaleme aldığı vasiyetnamesinde, eğitim alanında faaliyet sürdürecek bir vakfın kurulmasını vasiyet etmişti. Vakıf, bu vasiyet doğrultusunda kurularak 1957 yılında fiilen hizmete başladı. Vakfın temel gayesi, ortaöğretim seviyesindeki öğrencilere burs vererek onların eğitim hayatlarında ihtiyaç duyacakları maddi ve manevi desteği sağlamaktır.” dedi.
2020 yılında Biyografi Enstitüsünün kurulması kararı aldıklarını sözlerine ekleyen Yapar, şu bilgileri verdi:
“Böylece İbnülemin’in biyografi alanındaki çalışmalarından mülhemle, onun ruhuna münasip bir kuruluş meydana getirmiş olduk. Vakfımız bünyesinde kurulan enstitünün çok değerli çalışmalara imza atacağından, memleketimizin kültürel ve entelektüel hayatına önemli katkılar sunacağından kuşku duymadığımızı belirtmek isterim. Biyografi Enstitüsünün, bu alana ilgi duyan araştırmacıları bir araya getirip yeni araştırmacıların yetişmesine katkı sağlamak suretiyle İbnülemin’in vasiyetindeki temel ruhu yayan bir meşale taşıyıcısı olacağını temenni ederim.”
Geçen yıl ekim ayında imzalanan protokol çerçevesinde hazırlıklara başlanan ve Türkiye’nin ilk biyografi kitaplığı vasfını taşıyan kitaplığın açılışına Susurluk Kaymakamı Muammer Köken, Biyografi Enstitüsü Kurucu Başkanı Erol Erdoğan, Biyografi Enstitüsü Genel Sekreteri Dr. Öğretim Üyesi Rıdvan Kaşıkçı, Prof. Dr. Abdullah Uçman ve Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik’in de aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.
Muhabir: Ümit Aksoy