- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Pavel Simonov
Rus İstihbaratı, Arap Şeyhler, Afganistan Pavel Simonov, Ulugbek Juraev AIA Rus istihbaratı Pers körfezi monarşilerinin birinden, etkili bir Arap şeyhinin yardımı ile yasal Afgan yönetimini devirmeye çalıştı. Merkezi New York'taki Rusça Uluslararası yayınlar yapan RTV kanalı Arap şeyhinin bir KGB ajanı tarafından işe alınmasının/angaje edilmesinin video kaydını gösterdi. Video görüntüsündeki iç dizayndan anlaşıldığına göre buluşma bir otelde gerçekleşmiş. Videoda KGB temsilcisi, Arap şeyhinin Afganistan başkanı Muhammed DAVUD'un devrilmesi için gerekebilecek yardımı karşılığında avına “Rus kadın ve yüklü miktarda para“ teklif ediyor. Penşir'de 1975 Haziranın da gerçekleşen İslami devrimden konuşmalarda bahsedilmesi ve Davud'un 1978 Nisan'ında devrilmiş olması buluşmanın bu tarihler arasında gerçekleştiğini gösteriyor. Kaydın kalitesinden çekimin açık kamera ile yapıldığı anlaşılıyor. KGB temsilcisi ve Arap şeyhi İngilizce konuşuyorlar. Bu iki kişiden başka şeyhe teklif edilen kadınlardan biri bir dakikadan daha az bir zaman ekranda görülüyor. Kasetin bitimini takiben ekranda gözüken yorumda “KGB arşivlerinden çıkan bu kaset konuyla ilgili kişiler tarafından kara borsadan satın alınmıştır” diye yazmaktaydı. Beklenmeyen Devrim Muhammed Davud'un yönetiminin (1973-1978) son yılları boyunca Moskova onu artan bir şüphe ile izledi. Bu duruma onun ABD ile yakınlaşması ve sol muhalefete yönelik eylemleri sebep oldu. Elimizde Afgan başkanına yönelik olarak 1978 ilkbaharında yapılan hükümet darbesinin (Marxist rejim iktidarı ele geçirdiği bu olaya “Kızıl Devrim” adını verdi) hazırlık aşamasına Sovyetler'in katıldığını doğrulayan bir belge bulunmamakta. 80`lerin sonunda Afganistan'daki Sovyet ordusunun komutanının en yakın yardımcısı ve bugün Afganistan'daki Sovyet yayılmacılığı tarihinin en iyi uzmanlarından biri olduğu düşünülen Tümgeneral Alexander Liahovsky'nin bu konu ile ilgili tanıklığı yeterlidir. Onun önemli kitabı “Afganistan'ın Trajedisi ve Yiğitliğinde” Liahovsky “Kabil'deki Sovyet temsilcileri ve istihbarat servisimiz için 27 Nisan 1978'deki hükümet darbesini beklemediklerini ve ihmal ettiklerini söyledi. Kabil'de gücü ele geçiren Radikal-Marksist eğilimli Afganistan halkın demokratik partisinin lideri Davud'un devrilmesine ilişkin planları Sovyetler'den gizledi. Moskava'nın onların niyetlerini menfi olarak değerlendirdiğinden emin oldukları için Moskovaya danışmadılar”. Dahası bu periyotta çoğu Sovyet devlet adamı Davut'un devrilmesinin Moskova'nın stratejik çıkarları ile çeliştiği düşüncesi içindeydi. Devrim nedeni ile Afganistan Sovyetler Birliğine dost bir komşudan bölgesel istikrarsızlık merkezine dönüştü. Valentin Varenikov (Müdahale sırasındaki Genelkurmay 2. Başkanı ) “Kralın Başbakanı olduğu 10 yıl boyunca Davut Sovyetler Birliği ile kayda değer bir dış politika yürüttü. Bundan dolayı kuşkusuz bizim yönetimimiz onu devirmek için en küçük bir sebebe sahip değildi. Aksine biz onun otoritesinin kuvvetlenmesi ile fazlasıyla ilgiliydik” demektedir. Alexander Liahovsky (General-Emekli) “Muhammed DAVUD bir çok kez Sovyetler'i ziyaret etti. Onun girişimi ile Afgan ordusu Sovyet silahları ve savaş ekipmanları almaya başladı. Ayırca biz Afgan silahlı kuvvetlerinin yetişmesine yardım ettik” demektedir. Vladimir Kriuchkov (Müdahale sırasında KGB dış istihbarat bölümünün başı) “Nisan 1978'e yani Kızıl devrimie kadar Sovyet - Afgan ilişkilerinde ileriye dönük olarak hiçbir sorun gözükmüyordu. Ve aniden bizim ortaklaşa uzun bir kara sınırımızın bulunduğu komşu ülkede aşırı solcu radikaller iktidara geldi. Sovyetler Birliği ile geleneksel olarak dost olan devletin yerine güney kanadımızda bizim açımızdan oldukça tehlikeli ve muhalif bir komşunun ortaya çıkması ihtimali belirdi. Oleg Grinevski (80'lerin başında Sovyet Dış İşleri Bakanlığında Ortadoğu bölümünün başındaydı) “Gromyko (1957-85 arası Sovyetler Birliğinin Dış İşleri Bakanı) sürekli söylenmekteydi: Herşey çok düzgün gidiyordu... Komşu (Afganistan) çok iyi, itaatkardı aynı güneyimizdeki Finlandiya gibiydi. Ve biz şimdi bu çılgın adamlardan ne beklemeliyiz ?” Sovyet müdahalesinin politikacı, istihbaratçı ve asker katılımcılarının tanıklıklarından elimizde olası iki ayrı versiyon bulunduğu sonucuna varmak mümkündür. Ya RTV tarafından yayınlanan videokaset sahtedir ya da KGB Sovyet devletinin çıkarlarını çok az yerine getirerek kendi oyunun oynamaktadır. Kremlin Müdahaleye Karşı Rus uzmanlar özellikle de eski gizli servis çalışanları Afganistan'ın Sovyetler tarafından işgali süresince CIA'nın mücahitler ile bağlantılarını hatırlamayı seviyorlar. Bu bağlantı görünüşte ABD'nin El-Kaide organizasyonu ve Taliban hareketinin yaratılmasındaki ABD katkısını doğruluyor. Buna karşın Ruslar Sovyetler Birliğinin ve uydularının Batı Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Latin Amerika'daki terörist grupların yaratılması ve finansmanındaki aktif katkısını anımsamayı tercih etmiyorlar. Dahası RTVi tarafından yayınlanan Video kaydı Moskova'nın Afganistan'ın 1 numaralı terörist (ç.n Usame bin Ladin) ve ortakları için bir kuluçka yatağına dönüşmesine katkısının şahidi haline geliyor. Afganistan'ın ilk başkanının devrilmesine KGB'nin katılımı olasılığı hakkındaki bir soruyu cevaplamak için Sovyet istihbaratının, hükümet darbesinden 1,5 yıl sonra Kremlin'in Afganistan politikasının gelişmesindeki rolünün izini sürmeliyiz. Devrimin başkentte tamamlanmasından sonra sol radikaller uzun süre iktidarda kalabilmek için diğer bölümler üzerindeki kontrolü ele geçiremediler. Onlar Afgan siyasetinde marjinal bir grubu temsil ediyorlardı ve halk desteğine sahip değillerdi. Bunun yanında onların Afganistan'ın mevcut koşulları ile çelişen politik ve ekonomik programları tam bir ütopyaydı. Kabil'in yeni sahiplerinin ayakta kalmak için tek şansı Moskova'nın geniş çaplı desteğiydi. Darbeyi yapanlar derhal Sovyet yanlısı olduklarını açıkladılar ve yardım talebinde bulundular. Büyük miktarda ham madde teslimatı, gıda ve askeri teknik ekipman SSCB'den Afganistan'a gelmeye başladı. Yinede sol radikaller yeni tanklar ve helikopterler ile hiçbir şey yapamadılar. Nüfusun ezici çoğunluğu onlara karşı düşmandı. Solcular, Sovyetler Birliğinde eğitim almış olan görevlileri de dahil olma üzere, orduya güvenmiyorlardı. Bu yüzden yeni rejimin liderleri güçlenen muhalefetin bastırılmasında doğrudan Sovyet katılımını dillendirmeye başladılar. Alexander Liahovsky'e göre: “Afgan yöneticiler Sovyetler Birliğini ülkenin dahili problemlerinin çözümüne doğrudan müdahil etmek için çaba gösterdiler”. Mart 1979'da Batı Afganistan'ın en büyük şehri Herat'ta halk devrimi başladı. Kabil rejiminin liderleri bu olayı, Moskova'yı, Sovyet ordusunun Afganistan'a müdahalesi olmadan “Kızıl devrimin“ kaybedileceğine ikna için bir gerekçe olarak kullandılar. O tarihte Sovyetlerin bütün iç ve dış politikası yalnızca 4 kişi tarafından belirlenmekteydi: KGB Başkanı Yuri Andropov, Savunma Bakanı Dmitry Ustinov, Dış işleri Bakanı Andrey Gromyko ve yönetimdeki Komünist partinin merkez komitesinin uluslararası işler bölümünün başı olan Boris PONOMAREV. Mart 1979'dan sonra Moskova'nın Afganistan politikası yalnızca onların kontrolü altındaydı. Bu dörtlüden her biri olaylar karşısındaki tüm pozisyonlarını belirlerken asistanlarının tahmin ve tavsiyelerine bağımlıydılar. Askeri komuta ve diplomasinin en üst düzey temsilcileri Afganistan'da askeri harekata kategorik olarak karşıydılar. KGB dış istihbarat biriminin başı, yukarıda kendisinden bahsedilmişti, Vlademir Kriuchkov ve partinin merkez komite temsilcileri karşı fikirdeydiler. Sonuç olarak Mart ayındaki tartışma sırasında “dörtlü” Sovyet ordu birliklerinin Afganistan'a hareketini reddetme” yönünde kati bir karara vardılar. KGB başkanı Andropov 19 Martta:”Sanıyorum asker gönderme kararı almayacağız. Orduyu harekete geçirmek halka karşı mücadele, halka zulmetme ve insanları öldürme anlamına gelir. Bu durumda biz mütecaviz bir ülke gibi görüneceğiz...”(Boris Gromov). Yinede çok kısa zaman sonra dörtlünün genel fikri değişmeye başladı. Bu değişimin bir sonucu olarak Sovyet ordusunun Afganistan'a müdahalesi Aralık 1979'da başladı. Devasa imparatorluğun güç ustalarının pozisyonunu temelden değiştirmek KGB'nin yalnızca sekiz ayını almıştı. Çeviri :Cem ŞENOL www.axisglobe.com Bu makale toplam 997 defa okunmuştur.
|
|||||||||||
|
||||