-
  SON HABERLER
Taha Kıvanç
Taha Kıvanç
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
'Kayıp davaların adamı'nın peşinde

Ne ilginç olurdu, ama... Düşünün: Ertuğrul Özkök onca zahmeti göze alıp sırf Hillary Clinton'la yan yana tek kare fotoğraf çektirebilmek için Washington'a geliyor ve gittiği yemekte karşısına ben çıkıveriyorum...

Herhalde o an düşüp bayılırdı.

Merak etmeyin öyle bir karşılaşma gerçekleşmedi, ama gerçekleşmesine ramak kaldı. Kulağıma eğilip, “Yarın, Washington'da Hillary onuruna verilecek bir yemeğe katılacağım” diye fısıldayan dostumun benden beklediğini sandığım ilgiyi gösterseydim, hani ne bileyim, belki ben de o yemekte bulunabilirdim. Tabii, benim işadamı dostumun katıldığı yemek Hürriyet yazarının katıldığı idiyse... Çünkü, kanunun ensesinde olduğu bir Çinli işadamından aldığı bayağı yüklü maddi desteği (850 bin dolar) iade eden Bayan Clinton'un paraya ihtiyacı var ve sürekli destek yemeklerine katılıyor... Evlerdeki barbekü partilerine dahi gitmesinin sebebi bu.

“Rakiplerimin toplayabildiği paradan fazlasını ben iade ettim” diye de övünüyor Hillary Hanım.

Şikago'da fark ettim; Amerika'da yaşayan siyasete meraklı Türklerin neredeyse hepsi Hillary Clinton taraftarı. Yalnız paraca desteklemiyorlar seçilirse “Amerika'nın ilk kadın başkanı” sıfatını kazanacak bayan politikacıyı; içlerinde kampanyasında fiilen çalışanlar da var. ABD'deki Türklerin çatı kuruluşu ATAA'nın ikinci başkanı ve Şikago'daki Türk derneğinin eski başkanı Mehmet Çelebi ile Bingöllü Şah Doğan bunlardan ikisi...

Mehmet Çelebi ilginç bir işadamı. Hangi işe el attıysa başarılı olmuş. Şimdilerdeki ilgisi Hollywood'a yönelik; geçen yıl yayımlanan 'Büyükelçi' adlı kitapta torunu Emir Kıvırcık'ın kaleminden öyküsü anlatılan Behiç Erkin'in hayatını sinemaya aktarma çabası içinde. 1940'ların başında Paris'te büyükelçilik yapmış Erkin, kendi çabasıyla binlerce Musevi'nin Nazi zulmünden kaçmasını sağlayan diplomatımız... Çelebi film için en ünlü artistlerle temasta; “Uluslararası çapta ilgi uyandıracak bir film olacak” iddiasında çünkü...

Bingöllü Şah Doğan'ın kendi yaşadıkları film olabilir. Bingöl'de çoban olarak başladığı hayatını şimdilerde Şikago'da birkaç restoran sahibi ve emlâkçı olarak sürdürüyor; Şikago çevresindeki Türklerin en zenginlerinden... Ancak bu noktaya gelene kadar yaşadıkları ilgiyle izlenecek bir film olabilir. 'Shepperd's Wisdom' (Çobanın hikmeti) adını verdiği anı kitabı bir yayınevinde sıra bekliyormuş...

Türkiye'ye dönmekten söz edilince, “Çobanların iyi para kazandığını duyuyorum” dedim, hep birlikte güldük.

Çelebi de Doğan da çok genç insanlar; TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu'nun Şikago'da biraraya geldiği Türk-Amerikan Ticaret Odası üyesi işadamlarının çoğu gibi... Hepsi buraya bir biçimde kapağı atmış, nice zorluklardan sonra yaptığı işte yıldızlaşmış, çevresiyle uyumlu, topluma örnek teşkil edecek insanlar bunlar... Bu özellikleriyle Amerikalı siyasilerin dikkatini çekmeleri doğal.

Geçen yıl benzeri bir toplantıda New York çevresindeki işadamı Türkleri birarada gördüğümde de aynı hissi içimden geçirmiştim; baktım, o his bu defa soruya dönüşmüş: “TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Türk işadamlarını Amerika'da bir çatı örgütüne kavuştururken bu kadar özel insanı nereden buluyor?” Hepsi göğsümüzü kabartacak özelliklere sahip insanlar çünkü. “İşadamı” dememe bakmayın, içlerinde kendine güveni her halinden belli çok sayıda iş kadını da var...

Siyasetle ilgilenmeleri de takdir edilecek bir durum. Ancak herkesin tek bir aday üzerinde yoğunlaşması uygun mu? Kuşkuluyum. 1992 yılında tam tersi bir görüntü vardı: Türkiye ve ABD'de yaşayan Türklerin neredeyse bütünü Baba Bush'un karşısına rakip olarak çıkan genç siyasetçiyi önemsememişti. Hillary'nin eşi için çalışan tek tük Türk olduğunu fark etmiştim kampanyayı izlerken... Dönemin Washington Büyükelçisi Nüzhet Kandemir, Bush'un kazanacağına duyduğu güvenle, evinde bir parti düzenleyeceğini ilan etmişti; Bill Clinton'un seçimi kazandığı anlaşıldığında iptal edilmişti barbekü partisi...

Hillary Clinton'un başkanlık yarışını kazanacağından neredeyse herkes emin gibi; emin olmasalar bu denli siyasi yatırım yaparlar mı? Emin olmasa, Ertuğrul Özkök, birkaç gün önce ayrıldığı ABD'ye Hillary ile barbekü partisinde fotoğraf çektirmek için döner miydi?

Buradaki pek çok kişinin, “Seçilmesi Bill Clinton'un Beyaz Saray'a yeniden dönmesi anlamına geliyor” beklentisiyle Hillary'e destek attığını biliyorum. Fakat Türkiye'deki kaybedilen davaların adamı Ertuğrul Özkök'ün destek için verilen partiye katılması “Hillary kazanır” iddiasına kuşkuyla bakmama sebep oluyor. Hillary'e söylesem mi acaba?

yeni şafak
Bu makale toplam 1083 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1750, Satış 1.1850; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7250, Satış 1.7410
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi