- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Türker Çelik
AKP’nin hayaletle savaşı
Ekonomi ve bürokraside önemli bir güce ulaşan AKP, yeni süreçte çok daha zorlu bir cephede mücadele edecek. Muhtemelen mücadeleden metamorfoza uğramış olarak çıkacak; bir başka AKP olacak. Savaşların en büyüğü, tam tanımlayamadığınız, somutlaştıramadığınız bir düşünce, kavram veya kurum ile yapılanıdır. Rakibin gücü, sizin onun rakibiniz olduğunu dahi anlayamamanızdan kaynaklanır. Adeta bir hayaletle savaşa benzer. Bu örtülü mücadelelerin birçoğunda rakipleriniz sizi, farkında olmadan dönüştürürler. Artık siz aslında farklı değerlerden beslenen bir kişi ya da kurum olmuşsunuzdur. Artık siz ‘o eski siz’ değilsinizdir. AKP, siyasal egemenlik anlamında tam bu aşamadan geçiyor. AKP’nin siyasette temsil ettiği dindar kitlelerin, elitlerin ciddi bir bölümünün içinden geçmekte oldukları süreç böyle… Bu kesimler, önümüzdeki dönemde kendilerini kültürel alanda yaşanacak bir mücadelenin içinde bulacaklar. Bu mücadelenin sonucu siyasetin diğer alanlarındaki mücadelenin sonuçlarını da dolaylı bir şekilde etkileyecek. Ne demek istediğimizi biraz açalım... Siyasetin başlıca üç mücadele alanı bulunuyor: Bürokratik, ekonomik, kültürel alanlar.... Orduyu da bürokratik iktidar alanında değerlendiriyoruz. Sırasıyla AKP’nin bu üç alandaki durumuna bakalım. Bürokratik alanda AKP, hedefinin ne olduğunu somut bir şekilde biliyor ve bu doğrultuda hareket ediyor. Ordu, yasama ve YÖK gibi kurumlar dışında bürokrasinin önemli bir alanında tam etkinlik kurmuş durumda. Zaman içinde bu üç kurumda da etkinlik sahibi olmayı hedefliyor. Ekonomik alana bakıldığında ise, son dönemde ortaya çıkan yeni zenginlerin büyük bir bölümünün AKP elitleri ile yakından ilişkili oldukları görülüyor. Aslında, küresel sermaye ile eklemlenmiş yerli büyük sermaye grupları bu dönemin en fazla nemalanan kesimleri oldu... Ancak yine de AKP’nin ekonomik alanda kazandığı mevzilerin önemi ihmal edilemez. Asıl yoğun rekabetin yaşanacağı, AKP’nin büyük ihtimalle savaşı kaybedeceği cephe kültürel alan olacak. Kültürel hegomanya kavramını geliştiren Gramsci’ye göre, siyasal iktidara ulaşmak için kültürel alana egemen olmak gerekiyor. Peki, kültürel alan nedir? Silahı, yasası var mıdır? Pratik anlamda şu an için Türkiye’de ne ifade eder? Herhangi yasal bir kural olmasa da, yaşam pratiği içindeki sosyal kodlar, meşru davranış biçimleri ve buna dair ortaya çıkan kurumlar kültürel alana aittir. Bugün, muhafazakar sermayeli birçok şirketin müşteriye hizmet sundukları noktalarda başörtülü bayanlara görev vermemeleri bilinçli bir davranıştır ve kültürel alanda oluşmuş kodların bir sonucudur. Kısacası muhafazakar şirketler, kültürel alanda oluşmuş normlara meydan okumak yerine o kurallara uymaya çalışıyorlar. Yine birçok muhazafakar iş adamı ve bürokratın, güç sahibi oldukça kendilerini geçmiş yaşam pratiklerinden çok farklı bir yaşam tarzı içinde bulmaları, kültürel alanın gücünden kaynaklanıyor. AKP’ye yakın birçok siyasi ve ekonomik elitin yaşam pratiklerinde ve dünyayı kavrayışlarında görülen bu değişimler iktidarın örtülü bir bedeli olarak da kabul edilebilir. Tekrar altını çizmek gerekiyor: Bu bedel ne kanun ne de silah zoruyla zoruyla ödeniyor... İşin asıl önemli kısmı, ilk etapta görüntü düzeyinde ve nüans seviyesinde gerçekleşen bu farklılaşmalar zaman içinde özü de değiştiriyor. Kısacası AKP elitleri, değişiyor. AKP eliti, ekonomik alandaki egemenlik mücadelesinde; küresel sermayeye entegre olmuş büyük yerli sermaye ve doğrudan küresel sermaye ile işbirliğine gitti. Başarısının en önemli kaynaklarından biri de bu oldu. Peki, kültürel alanda kiminle işbirliğine gidecekler? Türk entelijensiyasi ve burjuvazisı, kendi mikro yaşam alanlarında bu elite yer aşacak mı... Elbette bir miktar yer açacak, zaten açıyor da. Ama bu AKP elitlerinin gücü ile doğru orantılı genişlikte değil. Yine AKP elitleri, bu alanlara girerken yaşam pratiği anlamında önemli değişimler gösteriyorlar. Bir zaman gelecek, bu davranış değişiklikleri görüntüden ibaret olmayacak bu kesimin benimsediği değerler haline gelecek. Bunun iyi veya kötü olduğu, sizin yaşam görüşünüze kalmış... Bu makale toplam 869 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||