-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Güven Akıncı
Güven Akıncı
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
'Sevgili Gerçeği’ Olalım Onların!

Zürih Hayvanat Bahçesindeki, yavru deve annesine sormuş,

-Anne bizim neden hörgücümüz var?

-Yavrum o bizim su depomuzdur, çölde susuzluk çekmeyelim diye, cevaplamış anne deve. -Peki annecim, bizim kirpiklerimiz ve bacaklarımız neden uzun?

-Çölde yürürken tozdan gözlerimizi sakınalım diye uzun kirpiklerimiz, çölü rahat aşalım diye de uzun bacaklarımız var yavrucuğum..

-Hıımm! Peki anne, o zaman biz neden Zürih Hayvanat bahçesindeyiz ki?!!

İnsanoğlu hikayedekine benzer çelişkiler yaşamıyor mu hayat boyunca? Hepimiz sosyal, kültürel, ekonomik, donanımımız çerçevesinde istifade ediyoruz hayattan. Genelden farklılaştırdığını düşündüğümüz yeteneklerimizi pratikte ne kadar kullanabiliyoruz ki?

Biz ki, olaylara sebep-sonuç çerçevesinden değil ast-üst ilişkisinden bakmaya ayarlanmış bir toplumuz. İşaret edilene dikkat kesilmek, işaret eden parmağın ıskalanmasına yol açsa da umurumuzda olmuyor. Oysa ıskalanan parmaktır, ödediğimiz bedellerin sebebi.

Fikir dünyamız da çoğunlukla işaret edildiği şekliyle geliş(tiril)iyor. Ait olduğumuz kamp ne diyorsa o, gerçeğimiz oluyor. Milliyetçiliğimiz, solculuğumuz, dindarlığımız el yordamıyla bulduğumuz sığınaklarımız, bizlerde o sığınaklarda güvenlik içerisinde yaşayan bireyleriz. Peki böyle mi olmalı?

Bir fikrin sahibi olmak, iddia taşıyor olmaktır. Ve bir iddianında yaslandığı olmazsa olmaz güç bilgidir. İnandığını dahi bilmeyen bir insanın fikrinden ne olur ki? Cehaleti, sıkça yüzüne vurulmayarak belki nezaket gösterilir ancak haddini aştığı anda gerceği teslim etmenin lüzumu hissedilir.

Mesela şöyle söylemekte bir sakınca yoktur onlara " Sen bir cahilsin, senle konuşuyorsam hatta seni seviyorsam bu senin sabit fikirli bir cahil olduğun gerçeğini ortadan kaldırmaz, yapman gereken haddini bilmektir"

Bu tür insan gurubuna en çok birlik beraberliğimiz sözkonusu olduğunda dikkat etmemiz gerekiyor. Toplumsal barışımızın bilinçsiz dinamitçisidirler bunlar. Yaptıklarının farkında olmadan bizi birbirimize düşürürler.

"Bin yıllık kardeşliğimiz" diye lafa başlarsınız "mezhep, etnik köken" diye sabote ederler, "Siz, biz, hepimiz için ana rahmidir Anadolu" diyecek olursunuz "milliyetçilik" derler, özgürlük insan hakları gibi evrensel kaideleri anlatmaya çalışsanız "solun jargonu"nu, güzel ahlakı vurgulasanız "dinin ritüel"lerini kullanıyorsunuzdur.

İflahı mümkün olmayan bir hastalığa düçar olmuşcasına, üzücüdür halleri. Gerçekle yüzleşmekten nereye kadar kaçılabilir ki? Hal-i pür melalimiz gerçeğimizdir bizim, tıpkı yukarda deve hikayesinde olduğu gibi.

Yeri gelmişken belirtelim ki, malum çevrelerin organize mitingleri de sahiciliğimiz yanında bir hiçtir."anlam"a dair söyleyecek sözü olmayan kalabalıklar, sadece kuru kalabalık olarak kalacaktırlar.

Kerameti kendinden menkul aydın takımı topraklarımızın tınısına yabancıdır. Bizi temsil etmezler bize bir şey veremezler! Onların, bütünün içinden bulup buldukları görüp görecekleri "göbeğini kaşıyan adam"dır.

İnadına, onları da içine alacak bir sevgi çemberi oluşturmalıyız. Bir yanımız gerçekle yüzleştirsin onları diğer yanımız sevgi davetçisi olsun."Sevgili Gerçeği" olalım onların.Her barışcı söylemin arkasından bilinçsizce kullandıkları "ama" yı yasaklayalım, yüzlerce yıldan damıtılan kardeşlik türkülerimizi söylerken ses vermelerini rica edelim.

guvenakinci@hotmail.com

Bu makale toplam 743 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2300, Satış 1.2430; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7520, Satış 1.7700
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi