- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Haber10/özel
Bugün Dünya seçkinleri enerji alanında bir soğuk savaşa gidildiğini konuşuyor.
Özellikle enerji alanında bir önceki yüzyıldaki petrol hakimiyetinin aksine
enerji sektöründe doğalgazın başat duruma gelmesi ve bu alanı da devlet şirketi
Gazprom kanalı ile Rusya'nın domino etmesi Avrupa Birliği ve NATO'yu yeni arayışlara
sevk ediyor. Son olarak Letonya'nın başkenti Riga'da yapılan NATO zirvesi'nin
en önemli konuları Afganistan'dan sonra ve Doğal gaz alanında Rusya'nın hakimiyetiydi.
Bu açıdan AB ve NATO'nun İran'ın oyun dışı olduğu bir dönemde gözlerini en çok
çevirdiği bölge ise Orta Asya ve Hazar Bölgesi. Ancak yüksek ihtimalle Türkiye'yi
bay pas ederek Ukrayna Polonya üzerinden Orta Asya enerji kaynaklarının Avrupa'ya
aktarılmasının konuşulduğu bir dönemde AB üyesi olmaya çalışan Türkiye siyasetçileri
kendilerine AB nezdinde büyük itibar kazandıracak bu konuya soğuk duruyorlar
ve bu duruşlarını başka ülkeleri ziyarette gösterdikleri cömertliği bu bölgeye
karşı göstermeyerek ispatlıyorlar. Haber 10 olarak AB ve Orta Asya arasındaki
enerji münasebetlerini irdeleyen iki önemli makaleyi dikkatinize sunuyoruz.
NAZARBAYEV BRÜKSEL'DE
Avrupa Birliği ve Kazakistan Pazartesi günü yakın enerji işbirliği konusundaki anlaşmaları AB'nin Rusya'nın sağladığı petrol ve gaza bağımlılığı azaltma çabasını gösteriyor.
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan NAZARBAYEV ile kıdemli AB yetkilileri tarafından enerji politikaları konusunda düzenli bilgi değişimini sağlamak, enerji taşımacılığı ve alt yapı yatırımları ve hatta enerji teknolojisinin geliştirilmesi konularını kapsayan bir anlaşma imzalandı.
Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklama dev petrol ve gaz rezervleri ile Dünya'nın bilinen Uranyum rezervlerinin %20 sine sahip Kazakistan'ın Hazar bölgesindeki anahtar enerji oyuncusu olarak rolüne ışık tuttu.
AB Azerbaycan, Ukrayna ile benzer anlaşmalar imzaladı ve Cezayir ile de görüşmeler devam ediyor.
Nazarbayev ayrıca AB ile nükleer enerjinin barışçı kullanımı konusunda da bir anlaşma imzaladı.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso "Bu iki belge ile Kazakistan Cumhuriyeti ve AB enerji alanında her iki taraf içinde son derece faydalı olacak yapıcı işbirliğinin temellerini kurdular" dedi.
Kazakistan ile yapılan enerji anlaşması AB'nin şu sıralarda gaz ihtiyacının %25 ini sağlayan Rusya'ya bağlılığını azaltmak için Hazar Bölgesi ve Orta Asya'dan yaşamsal enerji tedariki arayışının çabasını yansıtıyor.
AB'nin ithal petrol ve gaza bağımlılığının 2030 itibari ile %50 den %70'e yükseleceğini gösteren tahminlerden dolayı yeni tedarikçi arayışları özellikle önemlidir.
Diplomatlar birde AB'nin Hazar denizinden geçen bir boru hattı inşası ile, Rusya'yı bay pas ederek, gazın Avrupa'ya getirilmesi konusunu Kazakistan'dan ısrarla talep ettiklerini söylediler.
NATO RUSYA'NIN GAZ OPEC'İ PLANLAMASINDAN KORKUYOR
Daniel DOMBEY IHT analist.
NATO danışmanları askeri ittifakı Rusya tarafından Avrupa üzerindeki nüfuzunu artıracak bir "Gaz OPEC" i kurmak için yapılacak herhangi bir girişime karşı korunmaya (tedbir almaya) ihtiyacı olduğu konusunda uyardılar. NATO ekonomi uzmanları tarafından hazırlanan gizli bir rapor geçen hafta 26 üye devletin elçilerine gönderildi. Raporda Rusya'nın Cezayir, Katar, Libya ve Ortaasya ülkeleri ile belki İran'ı da kapsayacak bir gaz kartel kurma arayışı içeresin de olabileceği uyarısında bulunuldu.
NATO ekonomi komitesin raporunda Rusya'nın enerji politikalarını özelikle Gürcistan ve Ukrayna gibi komşuları ile ilişkilerinde politik sonuçlar elde etmek için kullanmaya çalıştığı belirtiliyor.
Pazartesi akşamı Kremlin Sözcü Vekili Dmitry Pestov Rusya'nın bir gaz karteli kurmaya çalıştığına ilişkin hiç işaret olmadığında ısrar etti. Pestov "sanırım böyle bir fikri yazanlar bizim enerji güvenliği hakkındaki tezlerimizi anlamakta başarısız oldular".
"Bizim temel tezimiz üretici ve tüketicilerin karşılıklı bağımlılığıdır. Yalnızca çılgın bir adam Rusya'nın gaz kullanımını Avrupa'ya karşı bir şantaj amacıyla kullanmaya başlayacağını düşünebilir, çünkü biz aynı ölçüde Avrupalı tüketiciye bağlıyız".
Rusya'nın herhangi bir enerji karteli yaratıp yaratmayacağı hakkında bir anlaşmazlık olmasına rağmen Rapor enerji güvenliği konusunda Batı Avrupa ile Moskova arasındaki derinleşen gerilime ışık tutuyor.
Enerji şirketi yetkilileri gaz fiyatları konusunda en büyük tehdidin Rusya'nın yatırımı azaltması ve Cezayir gibi diğer üreticilerin yatırımlarını sınırlandırmaları için Moskova tarafından ikna edilmeleridir. Rusya Avrupa doğalgazının %24 ünü sağlarken Norveç %13 ünü İtalya ve İspanya'nın ana ihracatçısı olan Cezayir %10 'unu sağlıyor.
Geçen hafta Uluslararası Enerji Ajansı "başlıca gaz ihraç eden ülkelerin kapasite fazlasını engellemek ve gaz fiyatlarını yüksek tutmak için yatırım ve üretim planlamasında işbirliği yapma olasılığı konusunda uyardı". Ama dün AB dış işleri bakanları Rus enerjisi konusunda bir çizgide anlaşmakta başarısız oldular. Polonya Moskova ile yapılacak gelecek görüşmelerde daha güçlü bir tutum arayışına devam ediyor. Geçen ay Rusya – AB zirvesinden önce AB Dış ilişkiler sorumlusu Javier Solana Cezayir'in gaz projelerinin çoğunluk hisselerini yabancı yatırımcılara satmayı durdurduğunu söyleyerek bir Rusya – Cezayir anlaşmasına ışık tuttu.
Biz Rusya – Cezayir'in yatırımları kısması gibi bazı karşılıklı anlaşma biçimlerini tanıklık ediyoruz dedi bir endüstri analizi. "Moskova Gazprom'u kullanarak kontrolünü sıkılaştırdı ve Cezayirliler hidrokarbon yasalarını Sonatrach'a her projenin %30'unu değil %51'ini verecek şekilde değiştirdiler".
Norveç, Katar ve Nijerya gibi büyük gaz ihracatçıları herhangi bir kartele katılmakta isteksiz görünüyorlar. Gaz satışı petrole göre oldukça farklıdır. Genellikle petrol fiyatlarına bağlı olan uzun dönemli kontratlar yapılması hala daha kuraldır. Analistler diyor ki Rusya'daki iç piyasa fiyatları düşük olduğundan ve şu anda girilecek başka bir piyasa bulunmadığından Gazprom ağırlıkla Avrupa piyasasına dayanmakta.
www.america-russia.net/eng/
Bu makale toplam 1249 defa okunmuştur.
|
|||||||||||
|
||||