- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Peren Birsaygılı
PAGANİST İSLAM ALGISI VE PUTLAR
"Bir de İbrahim'in şöyle dediği vakti hatırla: "Rabbim, bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!"
Paganizm ve modern paganizm olarak da tanımlanan seküler yaşam biçiminin gelişim süreci üzerine düşünmekte fayda var. Latince -paganus- yani kırsal manasına gelen sözcükten türeyen paganizm sosyal bilimcilerce en genel anlamıyla İbrahimi dinler dışında kalan inanış biçimlerini tanımlamakta kullanılıyor. Allah tarafından vahiy edilen ilahi dinler dışında kalan dinlere inananlar, bazen içinde bulundukları çevre yada kendilerince düşünülmüş totemlere bazen tabiata tapınır yada güneşe ibadet ederdi. En erken çağlardan itibaren görülmeye başlanmış olan paganist inanış biçimleri ,zaman içinde sosyal sınıfların oluşması , yeni yaşam biçimlerinin gelişmesine,toplumsal üretimin şekillenmesi , en önemlisi de İbrahimi dinlerin vahiy edilmesine rağmen, İbrahimi dinler üzerine eklenerek sürmüş ve paganist unsurlar dönemin insanından , kendilerinden sonra gelen nesillere taşınarak devam etmiştir. İlkel üretim biçimlerinin hüküm sürdüğü ilk zamanlarda kendi kapasitesi ile sınırlı olarak tabiat unsurlarını tanrılaştıran insan ise zaman içinde toplumsal ilerleme ve teknolojik unsurların gelişimi ile Tanrılaştırdığı kavramların biçimleri ve sıfatlarında da değişikliğe gitmiştir. Batı'da pagan İslam dinince de müşriklik olarak tanımlanan bu hal ise günümüz insanının içinde bulunduğu en büyük çelişkilerden olmakla beraber , insanı fıtratında olan önemi görememesi açısından çok ciddi bir kimsizlikleştirmeye sürüklemektedir. Bugün George Frankl gibi birçok Batılı sosyal bilimci konu üzerine çalışırken , hemfikir oldukları nokta Batı insanının yaşamının bu denli trajik hale gelmesinin kökeninde paganizm ve sekülerizm olduğudur. Dinin zaman içinde toplumsal yaşamdan tasfiye olarak , önemsizleşeceğini ve etkisiz hale geleceğini savunan seküler görüş ülkemiz özelinde laiklik tartışmalarına zemin oladursun ,çağdaşlaşma ekseninde oluşan türlü farklı fikir yahut fikirsizliklerin insanı getirdiği nokta ortadadır. Ve bizler, atalarımızı putlara tapar kimseler olarak bulmadığımız halde, büyük bir saçmalığın gönüllü kurbanları olduk. Milyonlarca insanın hayatına pusu kuruldu. Çağdaşlık adına Batı tarafından dayatılan yeni yaşam biçimleri, sadece kendi toplumlarını değil , dünyanın doğu yüzünü de değersizleştirmeye yönelik bir akımın öncülleri iken ,1400 senelik İslam geleneğinin günden güne uzağına düşen Müslüman toplumlar , ne acıdır ki İslam'ın en temel kaidelerini bile, dayatılan modernist algının içi boş tavsiyelerine yeğ tutarak , aşk ve hikmet dolu bir coğrafya üzerinde putlara kölelik eder hale geldi. Kölesi haline getirdiği kalabalıkları, sadece kendi kuramları olan bir mantık uyarınca hareket etmeye zorlayan güçler , modern zamanların Nemrut'ları , salt aklın en temel yol gösterici olduğunu söyleyerek , günümüz insanını uçurumun kıyısına doğru ilerlemesine sebebiyet verdi. İşte insan fıtratında olan bu ontolojik ihtiyacın göz ardı edilmesi ile de ilerleyen zamanlarda yaşanacak olan büyük manevi çöküşün ve toplumsal cinnet halinin temelleri atılmış , cennetten kovulalı beri yaşantısını ilahi ahlak kurallarına göre şekillendiren insan üzerinde büyük bir değerler çatışması ve bundan kaynaklanan davranış bozuklukları görülmeye başlanmıştır. Balkanların büyük romancısı Panait Istrati , yaşadığı hezeyanların ardından giriştiği yarım kalan bir intihar sonrası ' İnsan olmak ve hayatı hayvanlardan bile daha az anlamak ne hazin şey ' diye haykırırken aslında tüm o modern izm' lerin yağması karşısında kalan insanın çaresizliğini ifade etmektedir bizlere. İzm'lerin esaretinde kendilerine modern putlar yontan kalabalıklar akıl ile kalbin muazzam beraberliğini tatmaktan yoksun kalmışlardır. Ve tüm bu savruluş esnasında, makbul olanın gündelik haz, gelip geçici tatlar olmaya başlaması ile beraber ortaya çıkan resimde tek görülen dünyanın her yerinde ziyan olmuş insan yığınları ve Doğu özelinde ifsad olmuş bir dinin koyu karanlığı olmuştur. Gelinen noktada ise yolundan saptırılmış, kimliksizleştirilmiş , ifsad olanı kutsal bellemiş olan insanlarımız modern izm'lerden aldığı sözde kuvvet ile koca bir uygarlığın tuzla buz edilme uğraşının bedelli askerleri olmuşlardır. Bizler , bu medenileşme hezeyanı içinde aslında Cahiliye devri kabilelerine döndük tıpkı onlar gibi sözde inanışlarımız var ve tıpkı onlar gibi köpeklerimizi beslerken kendi evlatlarımızı diri diri kuma gömmekte sakınca görmüyoruz. Teknolojik ilerlemeyi medeniyet sanarak aldanıyor ve o medeniyetlere ırzımıza teslim edecek kadar güçten düşebiliyoruz. Güçten düştükçe , idealsizleşiyor ve idealsizleştikçe anlamsızlaşarak paganist algı biçimlerine meylediyoruz.
Mevlana, ''Putların anası nefsimizin putudur'' der. Ve bizler tüm bu saçma sapan tapınma biçimleri dışında, nefsimizin arzu ettiği bize değer katmaktan yoksun ne müptelası ve adeta kölesi olarak, ne kadar acizleştiğimizin maalesef çoğu kez farkına bile varmıyoruz.
Bu hal karşısında hangi put darmadağın olmaz ? Dipnotlar (1) İbrahim Suresi Elmalılı Hamdi Yazır Meali Bu makale toplam 4239 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||