- |
|
Çok Okunanlar
|
|
||||||||||
![]() Tufan Türenç
İsmet Paşa, ’Çizmelerim yok, aklım var’ demişti
HABER tam kara mizah... Vatandaşlar, Lübnan’a asker gönderme mimarlarından Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün sitesini mesaj bombardımanına tutmuşlar. Mesajların tümü, Lübnan’a asker gönderilmesine karşı. Site bu kadar yükü kaldıramamış ve çökmüş. Acaba AKP yönetimi ve milletvekilleri bu olaydan bir ders çıkardılar mı? Yoksa Başbakan, Lübnan’a asker gönderilmesine karşı çıkan Cumhurbaşkanı ve muhalefet liderleri gibi vatandaşlarımızı da "geleceğimize ihanet" etmekle mi suçlayacak? Başbakan’ın Ulusa Sesleniş konuşmasında dediğine göre, ulusal çıkarlarımız Lübnan’a asker göndermeyi gerektiriyormuş. Çünkü risk almadan başarı kazanılamazmış. Gepgenç çocuklarımızı dış politika başarısı için riskli bir bölgeye göndermek nasıl bir mantıktır, bunu anlamak zor. Yoksa Başbakan, birileriyle toplumumuzun bilmediği bir pazarlık mı yaptı? "Sen Lübnan’a asker gönder, ben de PKK’yı halledeyim" diye bir söz mü aldı? Bunları bilemiyoruz. * * * Başbakan acaba Birleşmiş Milletler kararında, bölgedeki çatışma riskinin büyük olduğunun vurgulandığını biliyor mu? BM’nin oradaki bu riski öngörerek silah kullanma koşullarını belirlediğinden bilgi sahibi mi? Eğer Başbakan ile sitesi çöken Dışişleri Bakanı bunları biliyorlarsa, ki biliyor olmaları gerekir, nasıl bu kadar gönül rahatlığıyla asker gönderme tezkeresini Meclis’e sunuyorlar? "İhanet" olarak niteleyeceklerine, Cumhurbaşkanı ile muhalefetin söylediklerini, yapılan tüm uyarıları dikkate alsalar, ulusal çıkarlarımız açısında çok daha doğru adım atmış olurlar. Arap ülkelerinin hiçbir şekilde bulaşmadıkları Lübnan olayı, BM’nin de vurguladığı gibi büyük riskler taşımaktadır. Başbakan, muhalefetin tutumunu "hükümetin her yaptığına karşı çıkma" hastalığı olarak tanımlıyor. Ama kendi tutumu da "muhalefetin her dediğinin tersini yapma" hastalığı gibi yorumlanabilir. Dış politikada güçlü ülkelerin sırt sıvazlamalarına kanmamak gerekir. Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’na sokmak için yapılan bütün ısrarlara direnen İsmet Paşa, "Benim çizmelerim yok, aklım var" demişti. Başbakan ve Dışişleri Bakanı başta olmak üzere tüm bakanlara, danışmanlara, İsmet Paşa’nın o zor günlerde Amerika, İngiltere ve Rusya’ya karşı nasıl bir politika uyguladığını okumalarını öneririm. Fenerbahçe yönetimine havale TÜRK sinemasının efsanevi romantik jönü Göksel Arsoy, bir mesaj göndermiş. "Seni üzeceğini biliyorum ama bu fıkrayı okuman lazım" diyor. "Polisler bir adamı yakalamışlar ve ’Sen cinayet işledin, yürü karakola’ demişler. Adam şaşkın. ’Ben cinayet işlemedim’ diye itiraz etmiş. ’Hayır işledin, hem de yurtdışında...’ Adam daha da şaşırmış! ’İyi ama ben Fenerbahçeliyim. Hiç yurtdışına gitmedim ki...’ Göksel Arsoy dostumun bana gönderdiği bu fıkrayı ben de Aziz Yıldırım ile yönetim kurulu üyelerine gönderiyorum. HürriyetBu makale toplam 274 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||