-
  SON HABERLER
<M:RED>Büyük Hindistan Satranç Tahtası</M:RED>
Haber10/özel
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Büyük Hindistan Satranç Tahtası

Haziran ayının en önemli olayı, Şangay'da beşinci yıl dönümü düzenlenen Şangay İşbirliği (ŞİÖ) zirvesiydi. 15 haziranda Rusya Hindistan'ı tuzağa düşürdü. Gerçi bu Yeni Delhi'nin farkında olduğu fakat önceden birşey yapamadığı tahmin edilen bir hareketti. Putin ay sonunda Rus diplomatlara yaptığı konuşmada bu tuzağı sürpriz bir şekilde anlattı. Bu tuzak hem Hindistan hem de Hindistan lideri için iç ve dış olmak üzere iki yönlüydü.

ŞİÖ'nün Şangay Zirvesi (Çin, Rusya, Kazakistan, Kıgrızistan, Tacikistan ve Özbekistan olmak üzre 6 üye devlet ve Hindistan, Pakistan, Moğolistan, İran olmak üzre 4 gözlemci devletten oluşmakta) açıkça bir güç gösterisi olarak planlandı. Üye devletlerin, ŞİÖ'nün hiçbir özel ülke ya da bölgeyi hedef olarak görmediklerini defalarca vurgulamalarına rağmen, ŞİÖ'nün NATO ve ABD üzerinde genel olarak yapacağı etki hakkında özellikle bazı endişeler var.

Bu endişelerin başında İran'ın örgüte katılımı konusu bulunmakta. Tahran ŞİÖ'de tam üye değil -açıkçası böyle birşey Amerika'nın suratına atılan bir tokat etkisi yaratabilir ve bu da diğer devletler arasında huzursuzluğa neden olabilirdi. Özellikle Yeni Delhi için. Moskova ve Pekin sadece İran'daki nükleer krizin görüşmelerle çözülmesi konusunda İran'a destek olacaklarını söylediler ve sürekli olarak BM'nin İran'ın "itaatsizliğinin" cezasını vermesine engel oldular. Bu açıkça Tahran'ın ardındaki desteğin gelecekte de devam edeceğini gösterdi. Çin ile Rusya, İran konusunda ŞİÖ'nün ortak kararını uygulama konusunda hemfikirler. Ve bu sadece Tahran'ın nükleer programı konusunda değil, son zamanlardaki Avrupa ve ABD'de önemli olan enerji konusunda da böyleydi.

İran, Rusya ile bazı enerji kaynakları işbirliğinde- gaz ya da petrol zengini Orta Asya devletleri ile beraber çalışma konusunda görüşmeye başladı. Hindistan sürekli artan ihtiyaçları ve enerji kaynağı açığı ile bir kenarda öylece kalamazdı. Bu da tuzağın bir parçasıydı, dışardaki tuzak - Hindistan ŞİÖ zirvesinde alt düzey temsille yetinmeyi daha uygun buldu. Delegasyon düşük düzeydeydi. Manmahon Singh gitmemeye karar verdi. Hindistan'ın en son ihtiyaç duyduğu şey Mahmud Ahmedinejad ve Manmahon Singh'ın aynı sahne ya da aynı fotoğraf karesinde birarada yer almasıydı. Özellikle son Singh - Bush fotoğrafından sonra.

Diğer taraftan, Yeni Delhi temsilcisi Şangay'da bulunmak zorundaydı. Sadece davet edilmiş olduklarından ya da gözlemci statüsü ya da enerji konusundan dolayı değil daha çok tuzağın ülke içindeki etkisinden dolayı. Hintli bir gazeteci olan Ashok Malik'in söylediklerine göre Singh'in en büyük problemi partisinin Amerika konusunda (nükleer enerji ile ilgili anlaşmada) onu yüreklilikle desteklememesi.

Diğer üç nedene gelince; ilk olarak kongre partisinin yerli muhalifleri tarafından anti- islamcı olarak tasvir edilmek istememesi geliyor. İkincisi, anti-amerikanizm ve 1970'lerden arta kalanların hala kongre partisinin üzerinde taşıdığı bir yük olması. Üçüncüsü ise bu anlaşmada kimse Manmahon'a itimat etmek istemiyor. Kongre partisi - ve büyük ihtimalle Sonia'da Singh'ın başarısız olmasını istemiyorlar, fakat onun öne çıkan bir kişilik de olmasını istemiyorlar. Malik devamında Amerikaya karşı olan bu hareketin aslında önceki hükümet - kongre partisi karşıtı olan Baharatita Janata partisi döneminde başladığını söylemekte. Bu durum, Amerika ve dünya üzerindeki müslüman topluluklar arasında giderek büyüyen bir güvensizlik yaratmakta. Hindistan'daki Müslümanlar da Amerika'ya güvenmiyor.

Fakat Putin'in kurduğu tuzak bu kadarla da kalmıyordu. Tam olarak bütün olup bitenlerin farkında olan Rusya son duvarı da koyarak muhtemel tüm çıkışları kapattı. Haziran ayında yabancı ülkelerdeki Rus elçilerine yaptığı konuşmada Putin, Rusya'nın önemli bir global siyasi oyuncu olarak yeniden konumlanması ile Hindistan ve Çin'le işbirliğini arttırma isteğinde ısrarlıydı. Bir analistin söylediğine göre Putin, Çin ve onun çok iyi bilinen ABD ve Hindistan ile yaşadığı sorununu hemen hemen dilinden hiç düşürmedi. Hindistan uzun zamandır Rus ve Sovyet ordusunun ithalatçısı olmuştur ve bu işbirliğinin devamında Putin nükleer enerji olmak üzere bir çok alanda işbirliğinin arttırılmasını istedi. Çin ile ilgili olarak ise Putin her iki ülkenin hızlı gelişmesi için enerji açığı olan komşuları ile- dünyanın ikinci büyük petrol tüketicisi- ilişki kurması gerektiğini söyledi.

Putin'in yaptığı konuşmayla ilgili olarak Rusya'da Hükümet yanlıları ve tarafsız olan analistler hep bir ağızdan Putin'in ifadesinin bir kısmının Batı'ya göz dağı verir nitelikte olduğunu ileri sürdüler: ''Bizim size ihtiyacımız yok; Hindistan ve Çin bize yeter'' sözleri sanki Rusya'nın artık neo-emperyalist tutkusunun kalmadığı retorik iddialarla kulağa tatlandırıcı gibi gelmekte. Putin bu yapıyı tüm alanlardaki faaliyetlerinden dolayı övdü ve konuşmasında açıkça yeni bir Rus-Batı anlaşmazlığı ortaya çıkması durumunda Yeni Delhi'nin nihayet hangi tarafta yer alacağına karar verdiğine dikkat çekti. Hindistan'ın seçimi nedir peki ? Kamuoyuna yapılan resmi bir açıklamaya göre Putin yalan söyledi ve Yeni Delhi her global konuda Moskova ile tam bir görüş birliği içerisinde değil aslında. Putin'in mesajı Batı'ya ulaştı fakat nasıl bir etki oluşturacağı, nasıl yorumlanacağı hâlâ bilinmiyor.

ŞİÖ'nün tuzak zirvesinin yanında, Haziran ayında sözü edilmeye değer başka olaylar da yaşandı. Putin'in konuşmasından birgün sonra 28 Haziran'da Meclis Başkanı Alexander Zhukov Hindistan petrol ve doğalgazdan sorumlu devlet bakanı Shri Murli Deora ile Yeni Delhi'de bir görüşme yaptı. Görüşme sonunda Rusya ile Hindistan arasında petrol ve gaz sektöründe işbirliğinin arttırılmasının gerekliliğini vurguladılar. Her iki tarafta genelde ve özellikle Hidrokarbon sektöründe verimli ilişkiler kurma konusunda anlaştılar. Rus medyasının yazdığına göre, Deora Hindistan'ın Rusya ile iki taraflı olarak petrol ve gaz projesinde üçüncü dünya ülkeleri ilede işbirliği arayışları içerisinde olduğunu ayrıca Hindistan ve Rusya'nın geçen sene başlattıkları Sakhalin-I projesinde de beraber çalışma konusunda çok iyi bir deneyime sahip olduklarını söyledi. Hintli şirketler de Rus şirketleri ile hem Hindistan ve Rusya hem de üçüncü dünya ülkeleriyle çalışmaya istekli. Zhukov, Rusya'nın 7 milyar dolarlık İran-Pakistan-Hindistan boru hattı projesinde ilgisinin olduğunu onayladı. Zhukov ayrıca Hindistan ekonomi bakanı Palaniappan Chidambaram ile karşılıklı ticaret ve ekonomi konusun da görüşmelerde bulundu. Taraflar, Rus-Hindistan çalışma grubunun ilk oturumunun karşılıklı ticaret tekliflerini görüşmek üzere 5-6 Temmuz'da Moskova'da toplanmasını kararlaştırdı. İki taraf ayrıca Hindistan'ın eski Sovyet Birliğine olan ve yaklaşık 1 milyar dolara tekabül eden borcu üzerinde de konuştu. Moskova borçların geri ödenmesinin Hindistan'ın mallarını satarak ödemesinden çok, yatırım projesine katılım yoluyla ödemesini istiyor.

Askeri alanda ise (Rusya için en kârlı yol) iki önemli olay var; ilki ve de garip olanı Hindistan Cumhurbaşkanının Rus savaş uçağına binmesi. Daha önce hava ve savunma alanında bilim adamı olan 74 yaşındaki lider Dr. APJ Abdul Kalam, 9 Haziranda, bir Rus SU-30 MKI ile Hindistan semalarında tur attı. Başkanın askeri ekipmanları kişisel olarak denetlemesi bir ilk değildi. Daha öncede Hint deniz donanmasına ait bir diesel-elektrik denizaltı gemisini denetlemişti. Cumhurbaşkanı, Rus lisansı altında ülkede üretilen bir uçakla 30 dakikalık bir tur attı. Bunun yanısıra Hindistan 2014 de 140 Su-30MKI üretmeyi planlıyor ve şimdilik Moskova ile bu konuda görüşmeler yapmakta. Cumhurbaşkanı'nın yaptığı bu uçuşların sebebini açıklamak zor. Freud'un da söylediği gibi ''Bazen bir sigara sadece bir sigaradır''- belkide Kalam sadece ardında hiçbir politik söylem olmadan yeni bir Rus uçağını denemek istedi fakat deneyimli bir politikacı olarak bu tür davranışların, bazı şeylerin iması olarak algılanabileceğini de bilmek zorundaydı. Muhtemelen Hindistan Hava Kuvvetleri için alınması planlanan 126 uçağın satın alınmasına ilişkin diğer teklifler gelmeden önce Yeni Delhi Rusya'ya evet diyecektir.

Bir diğer olay ise Hint deniz donanmasının Rus-Hint süpersonik anti-gemi füzelerinin faaliyete geçirilmiş olmasıydı. Singh, Hindistan ve Rusya arasındaki stratejik ortaklığın, silahların üretimi ve geliştirilmesindeki ortak proje ile daha da iyiye gideceğini belirterek Rusya'yı Hindistan'ın savunma sisteminin eski ve mütevelli destekçisi olarak tanımladı. Bu olay Haziran ayında açıkca Hindistan'ı Rusya'ya yakınlaştıran ana hadiselerdendi. Temmuz ayında ise bu eğilim büyük ihtimalle değişmeden kalacak.
Tercüme: Nezihat Bakar
Kaynak: www.axisglobe.com

Bu makale toplam 2318 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1750, Satış 1.1850; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7250, Satış 1.7410
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi