-
  SON HABERLER
Etyen Mahçupyan
Etyen Mahçupyan
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Delirme emareleri mi?

Seçim atmosferi koyulaşırken, AKP’nin en büyük parti olacağının kesin görülmesi nedeniyle paniğe kapılan partilerin ve bazı bayat siyasetçilerin kafalarını suyun üzerinde tutma gayretleri hüzünlü bir manzara oluşturuyor.

İktidardan uzak kalmanın kaçınılmaz olduğunun idraki, bu cenahta son dönemde iyice abuk sabuk bir dil üretti. Adalet Komisyonu’nda söz alan bir CHP’li geçenlerde şöyle demişti: “Şemdinli ile başlayıp Danıştay ile süren dinci terör, devleti ele geçirme biçiminde kademeli artıyor... Radikal dinci terörün önünü açmak için kuyumcu titizliğiyle çalışılıyor.” Etrafta buna benzer çok demeç olduğu için, söz konusu cümleyi devletçi siyasetin psikolojik tıkanmasına iyi bir örnek olarak alabiliriz. Görüldüğü üzere sadece Danıştay cinayetini değil, Şemdinli’deki devlet eliyle yürütülen provokasyonu bile ‘dinci terör’ diye adlandırabilen; bu görünmez düşmanın ‘sinsice’ yükselmesinin ardında bilinçli bir komplonun varlığını öne sürerek, toplumu bir paranoya malzemesi haline getiren bir bakışla karşı karşıyayız. Söz konusu yaklaşımı siyasi bir pozisyon olarak kullananların fikirsel açıdan hangi düzeyde oldukları bir sır değil. AB sürecini engelleyerek Türkiye’nin dizginlerini devletçiliğin beslediği bir merkeziyetçi elitin elinde tutma tutkusu ta Cumhuriyet’in başından beri mevcut. Ancak şimdi aşırı bir düzeysizleşme, hatta kişiyi gülünç duruma düşüren bir kendini bilmezlik var...

Kendine saygısı olan hiçbir insanın bu tür bir dilin içinde rezil olmayı kabullenmesi düşünülemez... Dolayısıyla bu gelişmenin insanların bilinci dışında mı oluştuğu ciddi bir soru. Acaba toplum nezdinde anlamsızlaştıklarını gören ancak kibirleri bunu hazmetmeye yetmeyen kişilerde delirme emareleri mi ortaya çıkmakta? Doğrusu bu rahatlatıcı bir açıklama olurdu; çünkü ne de olsa verilen tepkileri ‘insani’ bulmak, siyasete tutunma isteği dışında hiçbir gerçek duygu üretemeyen bu zevatı anlamak mümkün olabilirdi. Ne yazık ki durum böyle değil... Ölümün eşiğindeki bir insanın sevgili eşi bile, o kişiyi bu kampanyanın parçası yapmakta beis görmüyor: Meğerse Bülent Ecevit ‘Cumhuriyet’in çok büyük tehdit altında olduğunu düşündüğü için çok üzülerek kendini yiyip bitirmişmiş.’ Laik, demokratik, özgürlükçü cumhuriyetin içten içe kemirildiğini düşünen sevgili eşi de şimdi bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti ile sorunu olmayan partileri bir araya getirmeye çalışmaktaymış...

Medyanın şişirmesi altında geliştirilen gündemi bir bütün olarak ele aldığımızda karşımızda bir delirme emaresinin bulunmadığı açık... Burada bastırılamayan bir ihtirasla kaçınılmaz bir ideolojik tıkanmanın ‘doğal’ bileşimi var. Bütün siyasi zaaf ve yanlışlarına rağmen AKP’yi alt edebilecek, ülkenin geleceğini taşıma potansiyeli olan, kendisini toplumsal talep ve tercihlere açabilecek; kısacası toplumla konuşan, ona dokunan, kendisini onun içinden üreten tek bir alternatif siyasi hareket bile yok... Ama devletçi koalisyonun varlık nedeni bu alternatifsizlik değil! Çünkü onlar asıl bu alternatiften ürküyorlar... Onların asıl korkusu AKP ve ağızlarına sakız ettikleri dincilik öcüsü değil, laik kesimden demokrat bir partinin çıkması... Çünkü otoriter, merkeziyetçi, elitist, yani antidemokratik siyasi geleneği siyasetin dışına atacak olan bu... İslami kesimden gelen her hareket laiklik üzerinden bir bağnazlığı tetikleyebilir, ama laik kesimden bir demokrasi talebi çıkarsa ne yapacaksınız?

Böyle bir siyasi hareket AKP’nin de demokratlaşmasını ifade edeceği için ülkeyi radikal bir dönüşümün eşiğine getirebilirdi... Böylece siyaset üzerinden ideolojik ahlaksızlık üretimine bir son verilir ve bizler de delirmeye yüz tutan duayen siyasetçilerimize daha hoşgörüyle bakardık...

Zaman
Bu makale toplam 528 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.3900, Satış 1.4250; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.8650, Satış 1.9150
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi