-
  SON HABERLER
Milay Köktürk
Milay Köktürk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Bu yelkene rüzgar dolar mı?
Estirilmek istenen Latif abi rüzgarı pek yol alamadı. Konya’da iyi başla(tıl)dı, Denizli’de yelkenler boşaldı.

Latif abi Denizli’deydi. Ulusal haberlerde pek yer verilmedi desek yeridir; yerel kanallarda sayın Şener’in nerelere gidip kimlerle görüştüğünü ayrıntılı olarak izledik. Öyle konvoylar kafileler, “kurtar bizi Latif abi” diye feryat edenler yoktu. Denizli havalisindeki kurmayları topu topu 10-15 kişi. Peki onlar kim?

Eski partisi AKP’den dışlanan ismi cismi duyulmamış birkaç eski vekil, eski düzenin egemenlerinden bir yığın rantiyeci; devlet katından beslenmeye alışmış, partileri safdışı bırakılınca işsiz güçsüz ve yemsiz kalmış bir kısım ANAP’lı, DYP’li eski zevat.

Latif abi Denizli’de esnafla buluşmuş…. Haber bu! Halbuki “ortamlara takılmak isteyenler”in bolca bulunduğu Meserret Sokak’ta yürüdü, sıcaktan gölgelere sığınmış üç-beş yurdum insanıyla tokalaşıp son derece nazik biçimde “nasılsınız” dedi. Adettendir, yurdum insanı bu soruya “iyiyim” der; onlar da iyiyiz diye mukabele ettiler. Aralarından hiç kimse Latif ağabeyi omuzlarına almaya tevessül ve teşebbüs etmedi, hatta “nerden çıktı bu arkadaş” der gibiydiler. Coşku mu? Ne gezer! Belli ki zaten sıcaktan bunalmışlardı. Hiç kimsede Latif abi yoluna kendini telef edecek bir heyecanlanma belirtisi sezilmedi.

Sokaklarda vatandaşla birebir ilişki kurmak yetseydi, sayın Hasan Celal Güzel hep seçim şampiyonu olurdu. Hem o, cüssesiyle sokağı dolduruyor, vatandaşa “nasılsınız” demekle yetinmiyor, bir de el-ense çekip kucaklaşıyordu.

Ardından Latif abi Sivaslılar Derneği’ne gitmiş, galiba bir odaya uğramış… İlkinde hal hatır sormuş, diğerinde veya diğerlerinde dert dinlemiş olmalı. Bu dert dinleme işine pek yabancı değiliz. Siyasete soyunan, önce dert dinlemekle işe başlar. Latif abi de mutlaka aynısını yapmıştır. Devamını izlemek istemedim. Orada Latif abinin ürkek tavırlarını, bırakınız koltuğu, oturduğu sandalyeyi bile dolduramayışını gördükten sonra, delikanlı imajının sıradanlaşmasına tanık oldum; gönlüm de bu tanıklığa daha fazla elvermedi.

***

Daha önce belirtmiştim; Latif abide karizma hak getire… Şirin insan, dürüst insan. Ama bu yetmez. Bir de bakışıyla, duruşuyla, kurduğu diyalogla çevresine hakim olabilmeli. Latif abinin yüzünde ise sıkıntıdan patlayan, “bitse de kurtulsam” diyen bir hava vardı.

Şayet karşılaşsaydım “Latif abi, bırak bu işi. Anayurduna, üniversitene dön! Bak profesör oldun, kitap da yazdın, şimdi de makale yaz; artık SCI mı olur, AHCI mı olur, hangisine uyarsa, endeks dergilerinde yayınlat da TOBB Üniversitesi’nin “öğretim üyesi başına düşen uluslar arası yayın sayısı”na katkıda bulun. Maaşın da yüksekmiş, maddi kaygın olmaz. Bu işler sıkıntılı işler.” derdim. Karşılaşamadık!

Eski mesai arkadaşlarından biri bir sohbette onu ne güzel tahlil etti: “Abdüllatif sabah erken kalkıp tam saatinde mesaiye gelmeli; gelirken de bayiden Zaman gazetesini almayı unutmamalı! Bir de sabah sabah kendini ziyarete gelenlerle hoşbeş edip onlara çay söylemeli, selam verene mukabele etmeli. Memleket meselelerinden laf açılırsa, şirin bir kızgınlık sergilemeli. Daima nazik olduğundan herkesin ona kapısı açıktır; bunu değerlendirmeli ve mesai arkadaşlarını ziyaret etmeli, dersi varsa derse girmeli, vakit bulursa birkaç şey okumalı. Akşam mesai bitiminde de evinin yolunu tutmalı. Bu sevgili arkadaşımız olabileceği en yüksek şeyi fazlasıyla olmuştur. Başka bir şey olmaya çalışmamalı.”

***

Ardında Rıfat da olsa Süleyman da olsa, kader değişmeyecek. Latif abinin hareketi partileşir de seçime girerse, % 1’lerle hesaplanabilecek bir oy alacak. Kaybettiği zamanıyla, boşa giden çabalarıyla kalacak. Herkes “iyi insan” diyecek -ki gerçekten öyle olmalı-, ama oy vermeyecek. Eğer AKP’nin kapatılmasına oynuyor da doğacak boşluktan bir rant çıkarmayı düşünüyorsa, bu parti kapatılmazsa hesap zaten tutmayacak; kapatılırsa, vatandaş boşluğu ona doldurtmayacak!

Onu öne sürenler, eski AP-DYP geleneğini yeniden diriltmek istiyorlar. Çevresindekiler bu kitlenin eski mensupları. Ama bu halk onları saha dışına attı ve bir daha oyuna sokmaya niyetli değil. Bu gelenek ülkeye büyük zaman kaybettirdi, ülkede büyük ölçekli ahlaki aşınmaya neden oldu. Yurdum insanı bunun farkında. Acaba Abdüllatif Şener farkında mı?

Keşke farkına varsa! Bizler de böylece bir delikanlının, birtakım güçler tarafından ortalığı bulandırmak için kullanılışına tanık olmayız!

Bu makale toplam 887 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi