-
  SON HABERLER
Adnan Faruk
Adnan Faruk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Kendisi Olmayı Beceremeyenler; Milletvekilleri!

Türkiye, belki de tarihinde ilk kez, kendi iç dinamiklerinin etkisiyle hareket ederek darbe hazırlığı içinde olanları yargının önüne çıkarıyor. Koparılmaya çalışılan gürültüye rağmen süreç kendi mecrasında ilerliyor. Ordu (dahi), sürecin sağlıklı ilerlemesinden yana tavır koydu. Gözaltına alma süreçlerine eşlik ederek, tarafsız yargıdan yana olduğunu gösterdi. Ülkemizdeki demokratik geleneğin zemin bulması için bu tutum çok anlamlıdır.

Son günlerde yapılan gözaltılar ile birlikte gündeme gelen ve yargı süreci kadar önemli olan diğer bir konu ise ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras’ın girişimi oluşturmaktadır. Ufuk Uras; mahkeme kararıyla varlığı ve doğruluğu kabul edilen Özden Örnek’in günlüklerinden hareketle, darbe girişimlerinin TBMM tarafından araştırılmasını talep etmektedir.

Aslında günlüklerdeki bilgiler deşilince darbe girişimlerinin hangi boyutlarda olduğu daha net anlaşılmaktadır. Bu girişimler içinde olanlar, destek verenler, girişim sürecine katılmakla birlikte sesiz kalanlar ve sürecin içinde olmalarına karşılık olup biteni kamuoyundan gizleyenler konusundaki bilgiler ortadadır.

Kısacası olup biten, ayın geceyi aydınlatması kadar nettir.

Bu netliğe rağmen kabulü mümkün olmayan bir durum var. Türk ordusunun en üst rütbelerinde bulunmuş bir oramiral yalan yazmayacağına göre, açık ve net olan darbe girişimlerinin TBMM tarafından araştırılması talebine bazı siyasi partiler, destek vermekten kaçınmaktadır.

Destek vermeyenler kim mi? AK Parti, MHP ve CHP.

Nokta Dergisi aleyhine açılan mahkeme tarafından, varlığı doğrulanan ve Özden Örnek’in bilgisayarından çıktıkları tespit edilen günlüklerdeki, “Sarıkız” ve “Ayışığı” kod adlı darbe teşebbüslerinin TBMM tarafından araştırılabilmesi için milletvekillerinin desteğine ihtiyaç duyan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras yalnız ve şaşkın.

Militarizmi ve statükoculuğu içselleştirmiş ve millet iradesini sınırlamanın adresi olmuş CHP’nin tutumunu anlamak mümkün!

Peki, AK Parti ve MHP’ye ne diyeceğiz?

MHP ve Ülkücü gençliğin büyük sıkıntılar yaşadığı dönemler, 12 Eylül öncesi ve 12 Eylül darbe sonrası yıllar değilmiydi? 12 Eylül öncesinde, kimler tarafından oluşturulduğu açık olan kardeş kavgasının taraflarından birisi de, MHP ve Ülkü gençlikti. Binlerce genç öldürüldü. Darbe sonrasında on binlerce insan işkencelerden geçirildi. Onlarcası, “bir sağcı, bir solcu” anlayışıyla, idam edildi. O dönemlerde, olup biten oyunu ve insanlık dışı muamelenin boyutlarını anlamak için 12 Eylül darbesi öncesi ve darbe sürecini yaşamış birileriyle konuşmak yeterlidir. Peki, tüm bu bilinen gerçeklerle birlikte; günlüklerde, darbe hazırlık toplantılarına katıldığı ortaya çıkan, eski TBMM başkanını, 22 Temmuz seçimlerinde milletvekili adayı dahi göstermeyen MHP’nin, bugünkü tutumunun sebebi ne?

Peki, AK Parti? Çok değil daha bir yıl önce yaşanılanlar hafızamızda! Kıbrıs görüşmeleri sürecinde yapılan dayatmalar ve tehditler, Danıştay saldırısı ve saldırının arkasındaki kişilerin kimlikleri, Cumhurbaşkanı seçimine yönelik müdahale ve 367 dayatması… Sahi tüm bunlar kime karşı yapılmıştı? AK Parti 22 Temmuz seçimlerinde oy isterken hangi dili kullanmıştı?

Geçmişin ve dünün darbe mağdurları, bugün neden sessiz kalıyorlar?

Devlet içi çetelerin çökertilmesi için ortaya çıkan önemli fırsatlardan birisi olan Susurluk soruşturması için “fasa fiso” diyen dönemin Başbakanı ile MHP’li ve AK Partili yöneticilerin ve milletvekillerinin bugünkü tutumları ne kadar da benzeşiyor… Olup bitenden ders almak ve demokratik bir tutum sergilemek için “fasa fiso” diyen Başbakanın akıbetine mi uğramak gerekiyor?

Darbeler ve darbe girişimlerinin temel amacının millet iradesini askıya almak olduğu açık değil mi?

Yoksa sizde; “darbe koşulları oluşsun diye 6 ay bekledik” diyenlerdenmisiniz?

Demokratik tutum; milletin iradesini sınırlamak isteyen tüm güç odaklarına karşı olmayı gerektirir.

Millettin vekili olarak TBMM’de bulunan kişilere tek önerimiz, darbe günlüklerini bir kez daha okumaları ve kendileri olmayı becermeleridir! Sizlerden cesaret veya babayiğitlik beklenmiyor. Beklenen tek şey, kendiniz olmanızdır!

Bakın, darbe hazırlıklarının araştırılması talebi, 12 Eylül öncesi koşullarını en ağır biçimiyle yaşamış iki insanı aynı paydada buluşturdu. Muhsin Yazıcıoğlu ve Ufuk Uras. Kendisi olmayı beceren Yazıcıoğlu; “Türkiye’de ne varsa ortaya çıksın. Meclis araştırmaları, Meclis soruşturmalarının etkin bir şekilde işletilmesi, Türkiye’nin gerçek anlamda tüm kurum kurallarıyla demokratikleşmesi konusunda her zaman imza atmaya hazırız” diyebilmiştir.

İşte demokratik tutum, farklılıklarıyla birlikte demokrasiye sahip çıkabilmektir.

Milletin oyu ile seçilip milleten yana tutum alamayanlara yazık, hem de çok yazık!

farukadnan@gmail.com

Bu makale toplam 3679 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi