- |
|
Çok Okunanlar
|
|
||||||||||
![]() Murat Yetkin
Akıl tutulması, kapatma davası, yeni anayasa
Keza TÜSİAD Başkanı Yalçındağ’ın yeni anayasa ihtiyacı konusundaki sözleri, AK Parti Kapatma Davası etrafındaki tartışmanın ülkeyi bir siyasi krize çektiği günlerde, kollektif siyasi ve toplumsal irade ile hazırlanacak bir anayasanın gereğini dile getiriyordu: “Yapmamız gereken, tüm kesimlerin özlemlerini, ihtiyaçlarını ve kaygılarını gözetecek bir biçimde toplumsal mutabakatı yeniden sağlamaktır. Salt parlamento çoğunluğuna dayanan, kısmi bir anayasa değişikliğinden de söz etmiyoruz. Sözünü ettiğimiz, gerçek bir toplumsal mutabakat belgesidir.” Geleceğe dönük bu çaba, konuk konuşmacı olan BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş’in adı etrafında kurgulanan komplo teorilerinin ne yazık ki olumsuz etkisine maruz kaldı. Toplantıya davet edilen büyük sivil toplum örgütlerinin bu durumdan rahatsızlığı ortaya çıkınca, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TOBB, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’in aynı fotoğraf karesinde yer almasıyla başlatılacak anayasa girişiminin ertelendiğini duyurdu. Yalçındağ “Katılsalardı iyi olurdu tabii. Türkiye’de iyi ve güzel şeyler çabuk baltalanıyor. Ancak bu bitmiş bir şey değil. Biz buna devam edeceğiz” gibi bir tepki verdi. Girişimin TÜSİAD ile ortak kararları sonucu ertelendiğini teyit eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle açıkladı dün: “Derviş’in ekonomi değerlendirmesi yapacağı toplantının anayasa çalışması ile üst üste denk gelmesi nedeniyle, kamuoyunda siyasi organizasyon, 28 Şubat benzetmesi gibi haksız yakıştırmalar yapanlar oldu; komplo senaryoları kuruldu. Ne TOBB, ne TÜSİAD, ne sendikalarımız demokratik olmayan hiçbir organizasyonun içinde olamaz. Dün (önceki gün) Ekonomi Yüksek Danışma Kurulu toplantısının yemek arasında Arzuhan hanımla durumu değerlendirerek girişimi ertelemenin yanlış anlamaların önüne gececeğini kararlaştırdık.” O saate dek Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu toplantıya katılmama kararını TÜSİAD’a bildirmişti. Kumlu “Zaten” diye açıklandı dün “TOBB ve TÜSİAD dahil 83 kuruluşun anayasa çalıştayının görüşlerini Meclis Başkanı’na sunmuştuk. Şimdi yeni bir çalışma denince, bunun Derviş’le ekonomi değerlendirmesi konusuyla ilgisini anlayamadık. Bu nedenle ve ‘Arzu ederseniz kısa süreli söz vermek isteriz’ gibi bir çağrı olunca Türk-İş’in toplantıya katılmasını gerekli görmedik. Yoksa katılımcı anayasa konusuna katkımız biliniyor”. DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, “Fikir bizden çıkmamıştı, erteleme talebi de bizden gelmedi. Elimde kanıt yok, ama kuşkum iktidarın bu girişime müdahalesinin olduğu yönünde” diye konuya başka yönden yaklaşıyor. Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise, “Toplantının odaklanmasını anlayamadık. Sayın Derviş’in Türkiye’nin siyasi geleceğindeki yeri gibi bir husus varsa, bizim orda bize biçilen rolü üstlenmemiz doğru olmaz diye düşündük” diyerek, Derviş üzerine kurulan senaryoların etkisini aslında gözler önüne seriyor. Derviş’in bu gelişmelerden rahatsızlığı, toplantı hakkında, “Ben sadece ekonomi üzerine bu konunun katiyen dışına çıkmayan siyasi konulara hiçbir şekilde girmeyen bir sunum yapmayı kabul ettim” demesinden belli oluyordu. Gazetecilerin “Siyasete sıcak mısınız?” sorusuna tek kelimeyle “Hayır” yanıtı verdi. Derviş’in herhalde yine bir siyasi akıl tutulması dönemi ardından girilen ağır ekonomik krizden Türkiye’nin çıkmasına yardımcı olmak gibi affedilmez bir suçu var ki, adı toplumun belli kesimlerinde bu kadar alerjiye yol açıyor. Dünün özeti şu: 1- Kapatma Davası sürerken yeni anayasa yapmanın koşulları yok gibi, 2- Bu durum yeni anayasaya ihtiyaç duyulmadığından değil, koşullar nedeniyle böyle, 3- Yine kapatma davası sürerken insanlar yeni bir siyasi hareketin cismine değil, ismine bile mesafeli duruyor, 3- Öte yandan önerilen hemen bugün değil, sürece yayılmış toplumsal mutabakat arayan bir anayasa, 4- Ama bu bile akıl tutulmasının kapsama alanı içinde. Şu dava bir an önce bitse de herkes ne olacağını görse. RadikalBu makale toplam 516 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||