-
  SON HABERLER
Adnan Faruk
Adnan Faruk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Bunların Gözü Dönmüş, Ama Nafile!

Ülkemizin içine sokulduğu gerginlik, kriz, ayrışma ve kavga atmosferini yetersiz gören ve “Nazi ruh” yapısına sahip kimi kişiler, iyice zıvanadan çıkmışa benziyorlar. Mevcut duruma ilişkin değerlendirme ve görüşlerini ifade etmenin ötesine geçerek, hakaretler yağdırdıkları, tehditler savurdukları ve kavgayı büyütme arzusu içinde oldukları izlenmektedir.

Kim mi bunlar?

Emekli güvenlik bürokratlarının koltukları altında gezinen, onlardan iltifat duymayı erdem sayan, kendilerini antiemperyalist sanmalarına karşılık emperyalist çıkarlara hizmet eden ve ulusalcı olarak tanımlayan bir sürü insan!

Mesela bir tanesi var ki; bırakın Yalova’ya kaymakam olmayı, son seçimde Yalova’ya belediye başkanı olmak isteyip de oy alamamış bir zavallı.12 Eylül öncesinde MHP Genel Sekreter Yardımcısı olmasına rağmen, tek bir ülkücünün dahi sevmediği, 80 öncesinin MHP mitinglerinin amigosu. Mamak’ta kendine yapılan işkenceleri başkasına yapmaya heveslenen eski siyasetçi. Milletten yüz bulamadığı için emekli bürokrasiden medet uman eski bakan.

Kim olduğunu gayet iyi anladınız. Söyletmeyin bana.

Salonda bulunan, 100 kadar kişiye hitap edenlerden biri olan, tedavülden kalkmış bu adam, milletin oyu ile seçilmiş kişileri, idam ile tehdit edebiliyor.

Bak sen! Mücadele istiyorsan, kanatları altına sığındığın emekli bürokratları ve Deniz ağabeyini alır birlikte meydana çıkarsın. Boyunun ölçüsünü alıp oturursun.

İdam! Kimsin sen “gürbüz amigo”?

Bir başkası ise bilmem kaç yüz satan bir gazetenin, Genel Yayın Müdürü. Yani “müdür”. Aslında milletimin, bu tür “müdürlere” ithaf ettiği çok güzel bir fıkra var. Ama yeri değil. (Hani şu vücut organlarıyla ilgili olan fıkra, belki başka zaman anlatırım)

Biliyorsunuzdur. Geçenlerde, Türkiye’deki ulusalcıların “biat ettiği” ve şefaat bekledikleri, ABD’nin yeni yetme neoconu Michael Rubin’in de, konuşmacı olarak katıldığı bir sempozyum düzenlenmişti. Bu sempozyum nedeniyle, Genelkurmay Başkanı Harbiye Orduevi’nde bir kokteyl vermiş. Bahsettiğimiz “müdür” de kokteyle kravatsız katılmış. Genelkurmay Başkanı da, “orduevine kravatsız girmişsin” diye takılmış. Bu densiz adam ne yapmış peki? Neden kravatsız geldiğini açıklarken; “Benim kravatım yok ama Atatürk’üm var...” diyerek, gömleğinin yakasını açmış ve boynundaki Mustafa Kemal kabartmalı kolyeyi göstermiş. “Müdür” hızını alamamış, “Kravatı Abdullah Gül de takıyor, ben takmayı bıraktım, boynum Atatürk’e emanet” şeklinde bir ifade kullanmış. Kendince hakaret ediyor, edepten yoksun neoconlaşmaya özenen “müdür”.

Peki, Başkomutan Abdullah Gül’e bağlı olan Genelkurmay Başkanı ne yapmış? “Müdürün” bu pervasız ve edepsiz ifadesine karşılık vermek yerine; gülerek müdürün yanağını okşamış!

Biz orada değildik. Aynı gazetenin, başka bir yazarının, köşesinden okuyoruz, olup biteni!

Şimdi, bu edepsiz müdürün yaptığına, “it ürür kervan yürür” diyebiliriz. Dedik de.

Peki, Başkomutanına hakaret edilen komutanın tutumuna ne diyeceğiz? Devlet geleneğinin, askeri disiplinin, insani ilişkilerin ve demokratik tutumun hangi başlığıyla izah edeceğiz bunu?

Aynı gazeteden okuduğumuz diğer bir olay da çok ilginç.

Kokteylle katılan, akredite olmuş tüm uslusalcılar bir araya toplanınca, komplo teorilerini konuşmaya başlamışlar. “Tayip Erdoğan’ın yasaklanıp, Gül-Babacan birlikteliğinin iktidarı yürüteceğine” ilişkin teoride bunlardan biriymiş.

İnsanlar; her konuyu tartışabilirler, konuşabilirler, görüşlerini açıklayabilirler. Ama hakaret edemezler.

Kokteylde bulunan ve bu evrensel doğrudan (görüş açıklarken hakaret etmeme ve üçüncü şahıslar üzerinden konuşmama ilkesi) habersiz olduğu anlaşılan emekli bir korgeneral ise konuşulan komplo teorisi üzerine görüşlerini açıklarken; “affedersiniz, adama valideniz güzel mi diye sormazlar mı peki ?” demiş.

Evet komutan, valideleri güzel (!), var mı diyeceğin?

Birikiminden eminsen ve yüreğin de yetiyorsa, çıkarsın siyaset sahnesine… Bakalım “senin validen de güzel mi, değil mi”?

Evet; yaşanılan sürece ilişkin görüşlerimizi ve düşüncelerimizi bizde yazıyoruz. Ancak, hakaret etmeden, kişilik haklarına saldırmadan konuşmaya, yazmaya özen gösteriyoruz. Kişiler için, hakaret ve tehdit içerikli cümle kullanmayı, hem edebimiz, hem de sahip olduğumuz özellikler nedeniyle insani bulmuyoruz.

Bu arada bizi, kavga bilmez “şehir bebesi” sanmayın. Gerekirse iyi kavga ederiz. Ama kimseye hakaret etmeyiz ve sadece kendi arkadaşlarımızın bulunduğu ortamlardan yararlanarak tehditler de savurmayız! Çünkü bize, millet terbiyesi almış Anadolu’nun yalınayaklılarıyız.

Evet, bunların gözü dönmüş, ama nafile…

farukadnan@gmail.com

Bu makale toplam 3791 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi