-
  SON HABERLER
Peren Birsaygılı
Peren Birsaygılı
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Siyonizmin gücü abartılıyor!

Bunu yapabilmek için engellenemez bir yazar istidatına sahip olmaya gerek yok. Bugün içimizden her kim olursa olsun, Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı büyük insanlık dramına dair sayfalar dolusu yazabilir. Velhasıl, biz de bundan 3 sene kadar önce, İsrail hapishanelerinde esir tutulan Filistinli kadın mahkumların içinde bulunduğu şartlara dair bir çalışma yaptığımızda, o kadar çok e-posta aldık ki. Ağlayan çocuklara, patlayan bombalara ve Siyonist katillerce öldürülen kardeşlerimize ait görüntüleri, zihinlerinde evirip çevirmekten çılgına dönmüş gencecik insanlara aitti bunların pek çoğu. Bu katliamları durdurabilmek için neler yapılabileceğine dair bize akıl danışıyorlardı. Haşa akıl vermek değil ancak tavsiyelerimiz olabilirdi. Ve destek için mektup gönderebilecekleri bazı adresler vermekten, maddi yardımların yönlendirileceği IHH gibi güvenilirliğinden asla şüphe duyulamayacak kuruluşları hatırlatmaktan ve sürekli dua etmelerini istemekten başka bir tavsiyemiz daha oldu bu genç arkadaşlarımıza. Bizler akıllı olmalıydık. Evet duygusal tepkilerin ve öfkeyi canlı tutmanın anlamı da büyüktü, tüm bunlar insana dairdi ancak asla aklımızdan çıkarmamız gereken bir şey vardı ki; Müslüman toplumlar, aklı kaybetmeye başladıkları zaman felakete sürüklenmişlerdi.

O nedenle, yapılması gereken en önemli hususların başında, düşmanı yani Siyonistleri iyi tanımak geliyordu. Ve bu konuda çalışmalar yapmış, Türkiye ya da diğer ülkelerdeki kıymetli araştırmacıların yazıları dışında bir yol olduğunu daha düşündük. Bu yüzden Yahudi’lerin siyonizme bakışı ve dünyadaki Yahudi nüfus içindeki anti-siyonist Yahudiler üzerine yoğunlaşmaya başladık.

Ve, yaklaşık 1.5 sene kadar önce de, dünyanın en önde gelen anti-siyonist Yahudi organizasyonlarından “True Torah Jews against Zionism”in (www.jewsagainstzionism.com) yöneticilerinden olan haham Yirmiyahu Cohen ve haham Hersh Lowenthal ile yazılı görüşme fırsatı elde ettik. Bu görüşme, aklımızdaki tüm soruları hahamlara sormamız, onların da sorularımıza çok detaylı cevaplar verme nezaketi göstermesi sonucunda, bir hayli uzun ve bizler açısından faydalı olduğuna inandığımız bir röportaj halini aldı. Daha sonra gördük ki; Orijinal görüşme metnimiz, Bay Cohen ve Bay Lowenthal tarafından, organizasyonun resmi sitesine de konulmuş. (http://www.jewsagainstzionism.com/about/visitorcomments/comments.cfm?topic=Interviews) O zamandan beri de anti-siyonist Yahudi organizasyonlarının faaliyetlerini yakından takip ediyoruz.

Anti-siyonizmin bayraktarlığını yapan “True Torah Jews against Zionism” kuruluşu, resmi web siteleri, yayınladıkları kitaplar ve broşürler vasıtasıyla her geçen gün daha fazla Yahudi’ye ulaşıyor. Halihazırda sitelerinde bulunan Siyonizm karşıtı kitaplara ilaveten, kendilerine ait olan özel bazı kitapları da yayınlamaktalar. Siyonistlerin nerede yanlış yaptıklarına odaklanan ve bunu hakiki manada ortaya koyan, İngilizce bir Tevrat tefsiri çalışmaları çok yakın bir zaman önce piyasaya çıktı. Ayrıca, Siyonistlerin neden hatalı olduklarını ortaya koyan İncil, Talmud ve Haham öğretilerini muhteva eden yazmalar içindeki kaynakları ayrıntılı olarak ele alan, 500 sayfalık İbranice bir kitabı da tamamlamışlar. Ve bu kitabı şuanda İngilizce’ye çeviriyorlar.

Siyonist katillerin, icraatlarına her geçen gün bir yenisini eklediği ve Filistinli kardeşlerimizin direnişe aralıksız devam ettiği günlerde, Amerikan ve İsrail medyasının tüm engellemelerine rağmen, Filistin direnişine destek veren kuruluşun, dünyaya deklare etmek istediklerini, yani o röportajımızda öne çıkan hususları, aslında şu şekilde özetlemek mümkün.

1- Biz, Siyonizm’in Yahudilik (Judaizm) demek olmadığını dünyaya izah etmeye çalışıyoruz. Siyonizm, Yahudilik inancından kökten bir kopuş hareketidir.

2- Bizim inancımızda Yahudilerin herhangi bir ulus ile savaşa kalkışması, masum insanlara bu şekilde zulmetmesi haramdır. Zira, Yahudilere düşen görev, yalnızca beklemek ve hiçbir siyasi ya da askeri faaliyet içinde bulunmamaktır. Bu, sırf bize ait olan bir inanç değildir; her yer (ve zamandaki) Yahudilerin daimi inancı olagelmiştir. Sadece son zamanlarda, Siyonistlerin girişimleri vasıtasıyla, Yahudilere bu inançları unutturulmaya başlanmıştır.

3- Bugün, İsrail Devleti’nde yaklaşık 5.000.000 Yahudi yaşıyor, ki bu nüfusun yaklaşık %20’si Tevrat hükümlerine sadıktır. Ancak, bunların çoğu maalesef biraz cahillerdir ve Tevrat hükümlerinin tahrif edilmiş yorumlarına bağlıdırlar. Bu sebeple, (İsrail Devleti) sınırlarının her parçasına elde tutmayı ve bunun için savaşmayı savunan “dindar” Yahudiler olduğunu dahi duyabiliyorsunuz. İsrail nüfusunun yaklaşık %10’u ise “hareidim”; yani Tevrat hükümlerinin gerçek tefsirini takip eden çok daha sağlam dindarlardır. Bu insanlar, herhangi bir Yahudi devletinin kurulmasının bir günah ve çok vahim bir hata olduğuna ilişkin inançlarımızı yayıyorlar. O nedenle, günümüzde seküler Siyonizm çöküş içine girmiştir ve İsrail devleti’ndeki bir çok Yahudi de yavaş yavaş Tevrat’a dönmektedir. Şu an, Tevrat Yahudilerini eğitmek ve onlara Siyonizmin Tevrat’a muhalif olduğunu göstermek ise bizler için büyük bir zorunluluk olmuştur. Umudumuz ve en temel hedefimiz, Yahudilerin, Siyonizm’in Tevrat ve öğretilerine muhalif olduğunun farkına varıp pişman olmaları ve neticesinde, İsrail Devleti’ni hükümsüz kılıp barış içinde sürgünde yaşamalarıdır. Bu, sadece Yahudi ve Yahudi olmayan hayatları korumakla kalmayacak, bununla beraber bizim için fevkalade önemi haiz Tevrat hükümlerine riayet etmek demek olacaktır.

4- Genel olarak dünyada şuanda yaklaşık 1.000.000 siyonist olmayan Yahudi var. Bunlar arasında, Siyonist ideolojiye karşı açık muhalefet ve mücadeleyi savunan yaklaşık 150.000 kişilik daha küçük bir aktivist grup mevcut.

5- Ve bizler, Filistinlilere ulaşmaya, onlara sempatiyle baktığımızı ve İsrail’in onları maruz bıraktığı zulme şiddetle karşı olduğumuzu bilmelerini temine çalışıyoruz. Daha çok Müslüman’a ulaşmayı ve her iki tarafın, Yahudilik ile İslamiyet’in güzel ve barışçıl doktrinler olduğunu, bunun yanı sıra şiddet ve savaşın, Yahudilerde kendi dinlerini suistimal eden ya da yanlış yorumlayan insanlar yüzünden ortaya çıktığını idrak etmeleri için bu tür diyalogları sürdürmeyi arzu ediyoruz.

Pekala, şimdi burada bir nokta koyalım ve kendimize şu soruyu soralım;

Bizler, farkında olmaksızın Siyonistlerin psikolojik savaş taktiklerinin etkisine girmiş olabilir miyiz acaba ?

Yani, Siyonizm denildiğinde aklımıza ne geliyor ? Bunu asla dillendirmesek de, Siyonizm gözümüzde mutlak bir güç simgesi veyahut yenilmezlik putu türünden bir şey mi yoksa ? Acaba, falanca da Siyonist, filanca da sabetayist türünden dedikodularla, bu adamlara gereğinden çok önem veriyor ve onları gerçekte olduklarından çok daha fazla güçlü tahayyül ediyor olabilir miyiz ?

Evet maalesef böyle yapıyoruz ve açıkçası bu da en çok Siyonistlerin işine geliyor. Pekala, karşımızdakinin gücünü küçümsemek de affedilemez bir hata ancak, üzülerek söylemek zorundayım ki; Bizler siyonistlere adeta efsanevi bir güç yükleyerek, istemeden de olsa onların ekmeğine yağ sürüyoruz, zira bu uyguladıkları psikolojik savaş taktiklerinden birisi aslında.

O nedenle, şimdi biraz da Siyonizme dair gerçeklerden bahsedelim.

Geçtiğimiz hafta “True Torah Jews against zionism” yöneticilerinden Haham Yirmiyahu Cohen ile olan görüşmemizde haberdar olduğumuz ve Siyonist İsrail Devleti’nin yalanlamaya çalıştığı bir anketle başlayabiliriz mesela.

İsrail’de yaşayan Yahudiler üzerinde yapılan ankette şu soru sorulmuş;

Bir Yahudi olarak, kendinizi İsrail Devleti’ne ait hissediyor musunuz ?

Kendimi İsrail Devleti’ne ait hissediyorum % 42

Hayır İsrail Devleti’nden hoşnut değilim % 58

Oysa aynı anket 1978 senesinde yapıldığında alınan sonuçlar nasılmış biliyor musunuz ?

Kendimi İsrail Devleti’ne ait hissediyorum % 85

Hayır İsrail Devleti’nden hoşnut değilim % 15

Görüldüğü gibi İsrail devletinden hoşnut olan Yahudilerin oranında 1978’den bu yana % 42 lik bir düşüş olmuş. Aynı anket, Amerika’da yaşayan Yahudiler arasında yapıldığında alınan sonuçlar ise şöyle;

Amerika’da yaşayan Yahudiler sorulan soru biraz daha farklı, onlardan cevabı istenen, izledikleri İsrail Devleti’nin icraatlarından hoşnut olup olmadıkları.

Hoşnut olanların veyahut kararsız olanların oranı % 35

Hayır kesinlikle hoşnut değilim diyenlerin oranı % 65

Ve Haham Yirmiyahu Cohen’in söylediğine göre, özellikle yeni nesil genç Yahudiler arasında hoşnutsuzluk had safhada. Yani Siyonizm, genç Yahudilerin düşüncesinde büyük bir düşüş göstermekte. İşte bu yüzden de Siyonist rejim, özellikle gençlere çok yüksek maaşlarla iş imkanları sağlayarak, kitle desteğini geri kazanmaya gayret ediyor.

Para var çare var diye mi düşünüyorsunuz?

Hayır Siyonistler için çareler tükenmeye devam ediyor zira seküler genç Yahudiler, evet iyi iş imkanlarına sahip olsalar da, yaşananlar yüzünden rejimden hoşnutsuz. Bunların tek istediği; Barış ve huzur…Hali hazırda ülkenin artık %30 luk bir kesimini teşkil eden, anti-siyonist Yahudilere bağlı ve gerçek Tevrat tefsirine sadık kesim ise, sahip oldukları dini algı nedeniyle, Filistinli kardeşlerimize yönelik katliamlara radikal biçimde karşı.

Haham Yirmiyahu ile olan görüşmemizde, kendisine yönelttiğimiz bir soru üzerine söyledikleri ise oldukça sarsıcı…

Zira, siyonizmin gücü sahiden de abartılıyor mu, diye sorduğumuzda, hiç düşünmeksizin; Evet, diyor ve şöyle devam ediyor;

“ Evet, Yahudiler arasında her geçen gün daha fazla kan kaybeden siyonizmin gücü çok fazla abartılıyor. Onlar, ellerindeki maddi imkanlar ve propaganda yöntemlerini kullanarak, kaybettikleri kitle desteğinin görmezden gelinmesini sağlıyorlar. Müslüman ülkeler üzerindeki efsanevi tesirlerini sürdürmeye gayret ediyorlar. Ve Müslüman ülkeler, siyonizmin Yahudiler arasında, ne büyük oranda düşüşte olduğundan maalesef haberdar değil. Oysa bilinmeli ki; Siyonizm her geçen gün daha fazla çöküyor.”

O nedenle, siyonizmi putlaştırarak ekmeklerine yağ sürmeyelim…Ve bunlara mutlak bir güç yüklemeyelim ki moralimizi daima yüksek tutmayı başaralım…

Hamiş; İsrail’in Mart ayında Gazze’ye düzenlediği saldırılarda, o lanet olası bombalardan birisi 7 aylık hamile Filistin’li Maha Abul Hatal’ın yanıbaşında patlamıştı. Ve, patlama esnasında bir bacağını tamamen kaybeden, diğer bacağından ise ağır yaralanan genç anne adayı, IHH tarafından Türkiye’ye getirilmişti. Maha Abul Hatal, hamileliğin geri kalan kısmını ülkemizde geçirdi. Kıymetli doktorların çabaları ile yaşadığı büyük travmaya rağmen, geçtiğimiz günlerde nurtopu gibi bir erkek bebek dünyaya getirmiş.

Filistinli aile bebeğe isimlerin en güzelini vermişler; Muhammed…

Allah hayırlı ömür versin…Özgür Filistin’de büyüsün inşallah…

Bu makale toplam 5141 defa okunmuştur.

 

Döviz fiyatları güncelleniyor
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi