- |
|
Çok Okunanlar
|
|
||||||||||
![]() Peren Birsaygılı
Gösteri İslamcıları
Kopacaksın adsız ve ruhsuz kalabalıktan... ufuksuz iştahlarıyla yavan ve kendini beğenmiş insanlardan uzaklaş... yalnızlık mana dünyası fatihlerinin ortak kaderi...başkaları ne düşünür aldırma... Tanrı ne düşünüyor ona bak... Cemil MERİÇ Müslüman hassasiyetlerini her daim vitrinde tutan bazı kesimlerin, ruhsal çöküşün sahnesi olan kapitalist gösteri toplumunda, edindikleri bu İslamcı imajı ile gemilerini yürüttüklerinin farkındasınız herhalde ? Cümleten hayırlı işler! Hayırlı işler de, bilirsiniz günümüzde kitlelerin gözünde gerçekliğe son biçimini veren imajlar, sahici değerlerimiz üzerinde büyük bir erozyona sebep olmaktadır. Zira bunlar, hayata anlam katan değerlerin yani hakikatin yerine geçmeye başlamıştır. Max Weber’in, ta bundan 100 sene öncesinde, tılsımını kaybetmiş bir hayata benzeterek; “Büyü bozulmuştur” şeklinde tasvir ettiği günümüz yaşantısında, mutlak ve en yüce değerler hayattan çekilerek, yerlerini gerçeklerinden ayırt etmenin aslında zor olduğu, birtakım sözde imajlara-maskelere bırakmışlardır. Modern dünyanın maskesi olan bu imajlar, bir kişinin veyahut bir şeyin nasıl bilindiğidir ve popüler olmak, rant elde etmek amacıyla tezgahlanmış bir aldatmacadan yani bir tür gösteri peygamberliğinden başka bir şey değildir. Zira, kapitalist üretim koşullarının yaşandığı toplumlarda, bireyin başlıca vazifesi, yaşamını bu gösteri içinde kotarmaya çalışma konusunda gayretkeş olmasıdır. Bunun en kestirme yollarından birinin de, milletin hassas olduğu dini değerleri kullanmak olduğunu, bilmem söylemeye gerek var mı? Sermayenin insanoğluna attığı en esaslı kazık, bir zamanlar tepki üzerine hasıl olmuş karşıt yapılanmaları, zamanla görünmez iplerle kendisine bağlamış olmasıdır. Bu çağımızın en büyük trajedisi olsa gerek.. O nedenle, sürekli göz önünde bulunan sözde muhafazakar-özde tüccar bir takım insanların, İslam’ı temsil etme iddiasına sahip cemaat liderlerinin veyahut ağır ağabeylerin çoğunun, ki bunlar bir de dalga geçer gibi sürekli Mehmet Akif falan okumazlar mı sinir olur insan, aslında sadece gerçeğin kötü birer kopyası olduğunu farz edersek, İslamcılığın da, aslında sermaye tarafından nasıl tersyüz edildiğini daha iyi kavrayabiliriz belki de. Yazık, bir zamanların büyük muhalifleri, şimdi bir savaş meydanından arta kalanları toplayarak idame ettiriyor gibidir hayatını. Sanki ansızın büyük bir bomba patlamıştır, her şey bir anda temelinden sarsılmış ve tüm büyük inançlar ve hayaller geri gelmemek üzere terk-i diyar eylemiş...Ve geride kalanlar düşünce kırıntılarını toparlayıp, pahaya dönüştürmeye çalıştırılmaktadır sanki..O eski tılsım, artık ne kadar uzağa düşmüş..Ve sanki birazdan, her sabah olduğu gibi sahne yine açılacak muhakkak..Dolar da 1,2590 olmuş bu arada! Sahnedekinin rol çaldığı ön taraf, pek tabi ki de, en ideal pozisyondur. Riyakar kişi, orada rahatlıkla asıl niyet ve amacını gizleyerek, etkileşim halinde bulunduğu insanların görmekten hoşlanacağı türden ve kolaylarına gelecek şekilde eylemler icra edebilir. Gerçeği aramaları gereken yazarlar ve düşünürlerin! bir çoğu, o sahne üzerindeki karanlık içinde yaşamayı tercih etmiş durumdadır. Müslüman coğrafyanın hali göz önünde bulundurulursa aslında hayatı önemi haiz olan bu yazma-çizme işleri, para ve biraz şöhret uğruna, bir takım lafazanlıklardan öteye gitmeyen basit birer iş haline getirilmiştir. Evet, bu insanlar bir zamanlar aldıkları eğitimin ve hala canlı tuttukları heyecanların etkisi ile ait oldukları sistemi sorgulamışlar ve belki de doğruyu görecek gibi olmuşlardır ama daha sonra gerek çıkarları gerek korkuları gerekse paranın kokusunu alınca gelişimi duran zekaları yüzünden, sistem içinde sıkışmış ya da yatay transfer usulü ile başka sistemlere geçmişlerdir. Ve çıkarcılığı yaşam ilkesi haline getirmiş kimselerin ürettikleri lafların, Müslüman topluluklar için nasıl bir son hazırladığını öngörmek pek de zor olmasa gerektir… O nedenle, boşuna dememişler; Büyük inançların bittiği yerde, büyük muhalefetler de bitiyor diye. Büyük muhalefetler olmaksızın da, ne büyük düşüncelere ne de büyük ideallere sahip olabiliyor insan. Bilmiyorum, insanoğlu biraz da tükenmez kaleme benziyor herhalde zira tükenmeye mahkum mürekkebinizi, gerçekle doldurarak kaleminize hayat vermediğiniz vakit, ne söyleseniz, ne yazıp çizseniz nafile..Kaleminiz cehalet saçmaktan öte bir işe yaramıyor..Bir boşluk, sadece bir boşluk yaratabiliyorsunuz ve ah bu da bütün kötülüklerin ve bütün eblehliklerin anası ki, sermayenin ve gösteri toplumun, son tahlilde insanı getirdiği nokta bu olsa gerek.. Neyse, kıymetli İslamcı camiaya tekrar cümleten hayırlı işler, bol kazançlar… Bu makale toplam 3373 defa okunmuştur.
|
|||||||||||
|
||||