- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Milay Köktürk
Demokrasinin raconunu yazmak
Darbelerin raconu yetkili ağızlardan kayda geçti… Racon yazan yetkiliden dinleyelim, raconu netleştirelim, sonra da bir muhakeme yapalım… Darbe yapmaya niyetli kişi “…’nı veya bir üyeyi arayıp, ‘şu kararı almazsanız, darbe yapacağız’ der mi? Bunun akla sığan bir tarafı var mı? Mantıklı bir yönü var mı? Olacak iş mi? Ayrıca öyle haber verilerek darbe mi yapılır? Darbe yapmanın da kuralları vardır, gizliliği vardır. Bu bile düşünülse, iddiaların saçma olduğu anlaşılır.” *** Bu beyandan ve yakın dönem siyasal tarihimizden hareketle birçok sonuç çıkarılabilir. Mesela darbeler racona uyan/uymayan diye sınıflanabilir. Raconu yazılmamış darbelerin varlığı tartışılabilir. Üstelik yapılamayan darbelerin de raconu yazılabilir. Elde temel veriler olduktan sonra, racon yazmakta sınır mı var? Klasik darbenin raconu a.Kararlara tepki niteliğinde olmaması b.Şart koşularak yapılmaması c.Akla sığan tarafının olması d.Mantıklı bir yönünün olması e.Olacak iş olması f.Kuralları olması g.Haber verilmeden, gizli yapılması Racona uymayan darbeler nasıl olur, onu düşünelim. Kimbilir, yukarıda dile getirilen racon klasik darbelerin raconudur. Bu arada darbeciler darbe yapma şeklini değiştirmiş olabilirler. Yeni darbeler çağı yaşanıyorsa eğer, o zaman yeni raconun yazılması gerekir. Buna, racona aykırı darbeler de diyebiliriz… Racona aykırı darbelerin raconu a.Haber verilerek yapılması b.Kararları beğenmeyip kafası esince yapılması c.Şart koşularak yapılması d.Olmayacak iş olması, e.Akla sığmaması f.Kuralları olmaması Darbe yapılmış veya yapılmamıştır; ama bazen darbe tartışmaları başlar. Tartışanları susturamazsınız ve bu tartışmaya bir şekilde katılmanız gerekir. Yani kamu borcu gibisinden… Onun da bir raconu olmalıdır. Darbe tartışmalarının raconu a.Şiddetle reddedilmesi, valla billa öyle bir şey yok denilmesi b.İddiaların hilaf-ı hakikat olduğunun beyan edilmesi c.Sivil toplum kuruluşlarından birinin yönetimine el koyarak darbe kamuoyunun oluşturulması d.Kanıtlanan darbe belgelerini yayınlayanların, iftira atıldığı gerekçesiyle mahkemeye verilmesi e.Adalet tecelli edip belgelerin gerçek olduğu anlaşılınca suskun kalınması f.Konuşmaz kaçınılmaz olunca, iddiaların klasik racona uymadığından bahisle “iddianın imkansız olduğu” iddiasının öne sürülmesi Raconlu veya raconsuz darbelerin sonuçlarının raconu a.Hak hukuk tanımama b.Haklı-haksız ayırmamak, herkese eşit derecede zulmetme c.Herkeste yarına ilişkin güvenlik kaygısı oluşturma d.1402’ye dayanarak geniş çaplı kıyım yapma e.Memleketin dört bir tarafında işkence tezgahları kurma f.Memleketin ekonomik kaynaklarını yeni yardakçılara peşkeş çekme g.Dış merkez ve organizasyonlara bağlılık bildirme. h.Bu merkezlerden gelen direktiflere harfiyen uyma *** Gelelim beyanın analizine 1. cümle: “Bir …. …’nı veya bir üyeyi arayıp, ‘şu kararı almazsanız, darbe yapacağız’ der mi?” Niye demesin? Bu bir yetkilinin telefonu ve konuşma yetisi yok mu? Darbeci, yönetimi istediği gibi şekillendirmeyi amaçladığına göre, bunu ister tankla-topla yapsın, ister telefonla… Hem darbecilikte amacına illa da tankla ulaşmak diye bir racon yok. 2. cümle:”Bunun akla sığan bir tarafı var mı? Mantıklı bir yönü var mı?” Bunun akla aykırı yönü neresi? Mesela ben darbe yapmayı kafama koymuşsam, nasıl yapılacaksa, yani darbenin amacına erişmesi nasıl mümkün olacaksa o şekilde darbe yaparım… Bunun mantıksız yönü neresi? Hem bu şekilde darbe yapmak, en risksiz yol değil mi? Öyle ya, ilgili kişi çıkıp “evet olduydu” diyebilir mi? Hayır. Çünkü böyle bir beyan hem hukukun hem de o hukukçunun tarihine düşen ve hiçbir şekilde temizlenemeyecek olan bir kara leke olur. Bu yüzden o kişi “hayır” demek zorundadır. 3. cümle: “Olacak iş mi?” Olacak iş tabii, neden olmasın… Brifingler verilirken oluyordu da şimdi niye olmasın… 4. cümle: “Ayrıca öyle haber verilerek darbe mi yapılır? Darbe yapmanın da kuralları vardır, gizliliği vardır.” Klasik darbelerde böyledir de, modern çağların darbelerinde pekala durum değişmiş olabilir. Yeni kurallar belirler ve yeni bir darbe biçimi icat edebilirsiniz. İnterneti icat eden insan aklı niye yeni bir darbe şekli icat etmesin! Veya, bir darbeci tüm raconu bir kenara itip “haber vererek” darbe yapsa, onu darbe saymayacak mıyız? 5. cümle: “Bu bile düşünülse, iddiaların saçma olduğu anlaşılır.” Bu bile düşünüldüğünde iddiaların saçma olmadığı anlaşıldığına göre, buradan, iddiaların saçma olduğu sonucu çıkmaz. *** Darbeciler yargılanmadıktan ve demokrasinin, demokratlığın raconu yazılmadıktan sonra, daha epeyce darbe raconu yazacağa benzeriz. Demokratlığın raconu ise tektir: Her türlü baskıcılığa, halk iradesine konan her türlü ipoteğe karşı çıkıp kayıtsız şartsız hukukun üstülüğünü, hakkı ve adaleti egemen kılmak… Bu ülkenin aydınları bu raconu yazmışlardır. Şimdi yüce adaletin savcıları ve hakimleri de bu raconu yazmalı, Şebinkarahisarlı Fatma Nine “Ankara’da hakimler var…” diyebilmelidir. milaykokturk@gmail.com Bu makale toplam 678 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||