-
  SON HABERLER
Adnan Faruk
Adnan Faruk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Nokta Dergisine Beraat, Peki Paşalar?

Türkiye, geçen yıl, Nokta Dergisinin gündeme getirdiği konular üzerinden, büyük bir tartışmanın içine girmişti. Dergi, 29 Mart 4 Nisan 2007 tarihli 22. sayısında, Deniz Kuvvetleri eski komutanı Özden Örnek’e ait olduğunu iddia ettiği günlüklerin bir bölümünü yayınlamıştı. Yayınlanan günlüklere göre Türkiye’nin, 2004 yılında, bir kısım sivil ve askeri unsurların işbirliğiyle hazırlanan, “askeri darbe”nin kıyısından geçmiş olduğunu öğrenmiştik.

Dönemin dört kuvvet komutanının isminin geçtiği günlüklerin kamuoyuna yansımasıyla birlikte Özden Örnek, “bu günlükler benim değil” demişti. Dikkatlerin üzerine çevrildiği emekli amiral ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadan, Nokta dergisi basılmış, derginin bilgisayarlarına el konulmuş, soruşturma açılmış, dergi kapatılmış ve ilgililer yargı önüne çıkarılmıştı.

“Sarıkız” ve “Ayışığı” ismiyle planlandığı ortaya çıkmış olan iki darbe girişimini deşifre eden dergi ve derginin yayın yönetmeni Alper Görmüş hakkında, “hakaret ve iftira” iddiasıyla, 6 yıl 8 ay hapsi istemiyle dava açıldı.

Yargılamanın sonunda mahkeme, emekli paşanın isteğine “hayır” dedi. Hakim, derginin ve Görmüş’ün “hakaret ve iftirasını” gösteren bulguya rastlamadığı kararını verdi.

Aslında bu karar; Nokta dergisinin yazdığı günlüklerin doğruluğundan ortaya koyan bir karar. Tabi mahkeme, “iftira” suçuyla ilgilendiği için günlüklerin içeriğiyle ilgili herhangi bir yargılama yapmadı.

Karar aşamasında, günlüklerin Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığının bilirkişi tarafından tesbit edilmesine karşılık, raporun mahkemede delil olarak kullanılmaksızın, beraat kararı verildi. Bu durumun neden olabileceği hukuki sonucu, süreç içinde göreceğiz!

Emekli Oramiral Özden Örnek’in günlüklerinde, darbenin nasıl planlandığı ayrıntılı şekilde anlatılıyordu. Günlüklerde; medya ile temasın nasıl kurulduğu, televizyon sahiplerinin nerede uyarıldığı, “Ergenekon” operasyonunun durdurulmasını talep eden Sinan Aygün’ün hangi bilgileri verdiği, darbe yapıldığı zaman marş söyleyecek sanatçının kimliği, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Paşa’nın kuvvet komutanlarına direndiği, darbe toplantılarına katılan siyasilere ilişkin bilgiler, YÖK ve rektörlerin nasıl etkin hale getirildiği gibi birçok ayrıntı bulunmaktaydı.

Aslında, son dönemlerde yürütülen “Ergenekon” operasyonu, sonucu ortaya çıkan bilgilere ve bulgulara göre, 2001 yılından bu yana, 6 ayrı darbe hazırlığı ve girişiminin olduğu anlaşılmaktadır.

Nokta Dergisi ve Alper Görmüş’ün beraatından sonra, gözler emekli komutanlara çevrilmiş durumda. Emekliliklerinde yürüttükleri “sivil toplum” çalışmalarıyla da gündemdeki yerlerini koruyan emekli komutanların, ne yapacakları veya bağımsız yargının bu süreci nasıl değerlendireceği merakla izlenmektedir.

Bu arada, günlüklerde adı geçen emekli generallerin yargılanması istemiyle, bugüne kadar yapılmış olan, 6 ayrı suç duyurusunun, ilgili savcılıklar tarafından, askeri savcılığa gönderildiği biliniyor. Askeri savcılık ise Genelkurmay’a bildirerek, soruşturma izni istemiş. Ancak, henüz ses yok.

Şimdi, yanıt verilmesi gereken soruları yüksek sesle sorma zamanı.

Nokta Dergisini iftiracılık ile suçlayıp kapattıranlar, her türlü bilgilerine el konulmasını sağlayanlar ve yöneticilerini yargının önüne çıkartanlar şuan ne yapacaklar?

“Bana iftira attılar” diyen komutana, iftira atılmadığının sabit görülmemesinden sonra, darbe hazırlıklarında ismi geçen paşalar ve günlüklerde isimleri geçen “sivil” unsurlar, darbe hazırlıklarının neyi oluyorlar?

Anayasamıza göre “Anayasal düzeni silah zoru ile kısmen veya tamamen değiştirmek, ya da değiştirmeye teşebbüs etmek”, suçtur!

Yakın tarihimiz, bu suçu işlediği veya işlemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla, yargılanmış, zindanlarda çürütülmüş ve idam edilmiş sivil insanlara ilişkin bilgilerle doludur.

Peki; 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’de, “Anayasal düzeni silah zoruyla kısmen veya tamamen değiştirenler”, ülkemizin seçilmiş ilk başbakanı idam edenler ve bu süreçlerde onlarca sivil insanın idamına imza atanlara ne yapıldı?

Kocaman bir hiç…

Bırakın yargılanmayı, hala “iyilikle yad ediliyorlarsa”, işimiz çok demektir.

“Başarılı darbeleri” alkışlayan ve başarısız darbeleri de örtbas eden gelenek var olduğu müddetçe, demokrasiden ve milletin egemenliğinden bahsetmek mümkün mü?

Sivil bireyler ve siyasi partiler konusunda hassas çalıştığı bilinen yargının, emekli paşalar konusunda ne yapacağını ise bekleyip göreceğiz.

Ancak; vergimiz, üretimimiz, alın terimiz, hatta kanımız ile güç ve destek verdiğimiz Türkiye Cumhuriyetinin birer vatandaşı olarak, bu sürecin takipçiler olmalıyız.

Yoksa her geçen gün birileri, farklı gerekçelerle, ensemizi tokatlamaya devam eder!

farukadnan@gmail.com

Bu makale toplam 3714 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi