-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Mehmet Kamış
Mehmet Kamış
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Yerliler, yabanlar ve MHP

Bugün konuştuğumuz Ergenekon ve kapatma davasını daha iyi anlayabilmek için 9 Mart cuntasını enine boyuna bilmek ve tartışmakta yarar var.

Darbe arzuları kursağında kalmış, ülkeye Baas rejimi getirmek isteyen bir çetenin genetik şifrelerini ortaya dökmek, olayı anlama açısından son derece önemli. Örgütün içine sızarak onun deşifre olmasını sağlayan Mahir Kaynak, Aksiyon dergisine (6 Mart 1999 / Sayı 222) verdiği bir röportajda; cuntanın amacının Irak ve Suriye'deki gibi bir Baas rejimi kurmak olduğunu söylüyordu: "İlhan Selçuk benimle birlikte üç arkadaşa Baas Partisi'nin tüzüğünü inceleme görevi verdi. Kurduğu Devrimci Dayanışma Derneği'nin ileride Baas Partisi ya da benzeri bir parti şeklinde ortaya çıkma eğiliminde olduğunu söyledi.''

MİT, cuntayı izlemek için ayrıca İlhami Soysal ve yazar Şevket Süreyya Aydemir'in evine alıcılar koyunca bunu KGB fark ediyor ve cuntayı uyarıyor. Ankara'da Rus kültür ataşesi bir gün Devrim Gazetesi idarehanesine gelerek bir kâğıda, 'Bahçelievler'deki toplantılarınız izleniyor, komando birliğindeki adamınız da biliniyor.' diye yazdı.

Aslında 28 Şubat'ın arkasında da aynı kadrolar vardı. O dönemde devlet içerisinde yeniyetme oldukları için gözden kaçan, tasfiye edilmeyen kadrolar, 1997 yılına gelindiğinde yeterince büyümüş ve etkili yerlere gelmişlerdi. Cuntanın içinde yer alan Hava Kuvvetleri eski Komutanı Muhsin Batur yıllar sonra Mehmet Ali Birand'a, yüzlerce kişinin içinde olduğu o cuntanın çok az kısmının tasfiye edildiğini söyleyecekti. 1971 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından askerî öğrenciler için yayınlanan dokümanlarda da sol örgütlerin o yıllar askerî öğrenci ve yeni subayların neredeyse tümüyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyordu. Aksiyon Dergisi'nden Cemal Kalyoncu'ya o dönemin en etkili isimlerinden biri olan Sarp Kuray'ın anlattıkları da bu sözleri teyit ediyordu. O dönemden arta kalanlar bugün medyada da önemli yerlerde ve sık sık düğmeye basıp irtica kampanyası başlatıyor.

Yine de bu yazının amacı bir çeteyi anlatmak değil; sadece yaşadığımız sürecin daha iyi anlaşılması için küçük bir hatırlatma yapmak. Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü kendilerine siper eden bir yapının, aslında 'Türkiye'yi Hafız Esad'ın Suriye'sine çevirmek istediğini' göstermek.

Türkiye'nin bu Baasçı çeteyi bertaraf etmesinde yine en önemli görevlerden biri MHP'ye düşüyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve başörtüsü meselesinde gösterdiği erkekçe tutumla birçok siyasi krizin bitmesini sağlayan, ülke kalkınmasındaki en önemli ayak olan istikrarın korunmasında büyük katkısı bulunan MHP, yine kritik bir eşikte duruyor. MHP'nin, AK Parti ile siyasi mücadele verirken, Baasçı cuntanın oyununa gelmemeye azami dikkat etmesi gerekir. Kendine ait bir Türkiye kurgusu olan ve kendi düşünceleri ışığında siyaset yapan MHP, nasıl bir tezgâhın içine sokulmak istendiğinin farkına varmalı. Toplum, özellikle Devlet Bahçeli'den seçimlerden beri gösterdiği yapıcı muhalefet ilkesini devam ettirmesini bekliyor. En önemlisi de bu meselenin yerlilerle yabanların arasında olduğunu bir kez daha farketmesini umut ediyor.

zaman
Bu makale toplam 1344 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1870, Satış 1.1970; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7640, Satış 1.7800
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi