-
  SON HABERLER
Peren Birsaygılı
Peren Birsaygılı
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Bizim Aytmatov Nobel'i alır mı?

“... bir türkü söylenmektedir, ya genç ya da yaşlı bir çobandır bu türküyü söyleyen. Dedem beni hemen durdurur:“‘bak dinle, der, böyle türküyü her zaman duyamazsın.’ Orada durup dinleriz. Dedem içini çekerek sesin geldiği tarafa bakar ve başını sallar.Ve türküyü dinlerken dedem kulağıma fısıldar: İlahi! Ne büyük insanlarmış eski insanlar! Ne türküler yakmışlar”

Cengiz Aytmatov okurları bilir; Onun doğduğu köyün, insanın hayata karşı cesaretini arttıran gür nehirleri, şefkatle gönlünü okşayan yemyeşil çayırları ve hele de karanlık bastırdığı zaman, adamın iyiden iyiye yüzünü çimdiklemeye başlayan keskin bir ayazı vardır. Buranın adı Şeker Köyü’dür. Şehirlerde çocuklar ninnisiz uyurken, Şeker köyünde en güzel ninniler karışır gecenin karanlığına. Ve buraya yaklaştıkça, insanın yüzünde belirecek bin bir türlü heyecan belirtisini görmezden gelmek mümkün değildir. Aytmatov, sizi tutmuştur çünkü. Tutmuş ve bir arabanın arka koltuğuna buyur ederek, çocukluğunuzun saf, masum günlerinin ve bu zamana kadar yaptığınız kıymetli olan ne varsa, bunun sayesinde ortak bir lisan edindiğiniz, o insanların dünyasına doğru bir seyahate çıkarmıştır. Üstüne üstlük, Şeker köyü sakinleri, yediden yetmişe yollara dökülerek karşılamaya gelmişlerdir sizi. Ve size buğday ile mısırdan öğüterek yaptıkları meşhur “talkan” yemeğinden, ikram etmek için birbirleri ile yarışmaktadırlar adeta.

Aytmatov’un yazar olmasını büyük ölçüde etkileyen, doğduğu toprakların eşsiz güzelliği yanı sıra, misafirperver ve cömert hemşerilerinden ona yansıyan bu kültürdür işte. Bu insanların, her birini iyice tanımak, araştırmak ve onları sevmek suretiyle yazarlığın zirvesine erişmiştir. Gençler, ihtiyarlar, kadınlar, çocuklar hepsi Aytmatov’un yarattığı o sıcacık dünyanın birer kahramanıdır. Ve onun yanında, köyü biraz gezdikten sonra fark edersiniz ki, burada yaşlılar bir araya geldiklerinde, köyün çocuklarını sınamak için, yedi atasını yanılmadan kimin sayabileceğini, sormaktadırlar onlara. Hayır, alelade bir telaşın emaresi değildir, oyunu bırakıp birden ciddileşen çocukların yüzünde beliren. Hele ya dilin falan sürçer, dedelerinden birini adını unutursan..Allah korusun! Şeker köyünün, herkes tarafından bilinen ancak yazıya geçirilmemiş yasaları vardır. İşte, büyüklere saygı göstermekle başlayan bu yasaların en mühim taraflarından biri de yedi kuşağa kadar dedelerini bilmektir. Gençler asla büyüklerinin önünde bacak bacak üzerine dahi atmaz, gelinler kayınpeder ve kayınvalidelerinin karşısında her daim kıpkırmızı yanaklarla dolaşan, mahcup birer taze gül gibidir adeta.

Ahlaki ve milli değerlere sahip çıkmanın en büyük erdemlerden olduğu bu kültürel geleneğin, kıymetini bilmeyen tüm o zavallı insanlara sadece acırsınız ve “Allah’ım” dersiniz kendi kendinize;

“ Allah’ım ya bir kudret, Şeker köyünü silecek olursa zihnimden…”

Çünkü Şeker Köyü’nün sokaklarında güvenle yürürsünüz, kaybolma korkusu olmadan. Zira bildiğiniz, en önemlisi de içinde gerçek kendinizi yaşadığınız bu yerde asla kendinizi kaybetmezsiniz. Ancak biliyor musunuz ki bu yaşadığınız, yaşadığımız Şeker Köyü’nü yutmak isteyen birileri vardır. Karanlık, soğuk ve ıslak şehirlere benzeyen birileri. Çimentodan, kanalizasyon çukurlarından ve bunların diplerinde çürümüş insan cesetlerden sorumlu birileri. Kainatta varolan kötülüklerin yansımaları, birer izdüşümü olan birileri. İşte bu birileridir, sizin ormanlarınızın fidanlarını kesen vahşiler ve bu birileridir Şeker Köyü’nü, sizi, Şeker Köyü’nde yaşayan sizi yerin yedi kat dibine hapsetmek isteyen kimseler.

Eserleri 154 dile çevrilen Şeker Köylü ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, 2008 Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. 2. Dünya Savaşı’nın tüm şiddetiyle cereyan ettiği senelerde, henüz 12-13 yaşında olan Aytmatov, Stalin tarafından “vatan hainliği” ile itham edilerek, önce uzun süre tutuklu kalan ve daha sonra idam edilen ancak idamımın üzerinden kısa bir zaman geçtikten sonra suçsuzluğu anlaşılan Törekul Aytmatov’un oğluydu.

Hayat, onu Kırgız halkının acıları ile çok küçük yaşlarından itibaren karşılaştırmış olduğundan, bu acılar ve kitlelerin çaresizliği, Aytmatov’un zihin dünyasında büyük izler bıraktı. Bu nedenle, ortak bir insanlık bilinci oluşturabilmek için yarattığı eserlerde yapılacak en önemli işin, kültürlerin ve kimliklerin korunması olduğunu savunan Aytmatov’un, eserlerinde ön plana çıkardığı değerler bütünü, onun tıpkı “Mankurt” tasvirinde olduğu gibi robotlaştırılmış hale dönüştürülmüş insan yığınlarına karşı, kullandığı yegane panzehir oldu.

Bu değerler bütünü, Kırgız halkının sahip olduğu milli hafızaya ait ne varsa, masallar, hikayeler, türküler ve bunların ardında yatan hikayelerdeki insan öğesi üzerinden şekillenmişti. Ve milli ideolojiye bağlı olayım derken kesinlikle ifrata kaçmayarak, sahip olduğu milli kültürü dünya uygarlığı ile bağdaştırabilmeyi başaran Aytmatov’un en önemli özelliği hiç şüphesiz değerlerine bağlılık ve coğrafyasının gerçeklerinin bilincinde olmasıydı.

“ Allah’ım ya bir kudret, Şeker köyünü silecek olursa zihnimden…”

Her şeyin bir tuzak olduğunu anladığımızda çok geçti zira Şeker Köyü pek çoğumuzun zihninden silinip gitmişti bile. Eğer etrafta dolaşan birer fare olsaydık, birilerin muhtelif köşelere özenle yerleştirdikleri enfes kokan peynir tuzaklarına takılarak ölebilirdik.

Oysa fare değiliz, hayvan değiliz ya da en azından oldukça farklı bir canlı türüyüz. Ancak yine de yakalanıyoruz ve bize hazırlananlar, o zavallı hayvancıklara hazırlanan tuzaklardan bin beterdir. Zira öldürmez ama süründürür. Ve tuzak tüm lisanlarda arkadan vurmak anlamına gelir. İçinde kurnazlık olabilir ama ahlak kesinlikle yoktur. Zaten tuzağın anlamı da budur; Basit, sincice yani ahlaksızca tasarlanmıştır.

Şeker köyünün ihtiyarları vardı. Köy meydanında çocukları sorguya çeken ihtiyarları. Bir vakitler, işte o çocuklardan birisi olan Cengiz Aytmatov, şimdi Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi.

Pekala, yaşayan en büyük yazar olarak gösterilen Aytmatov, bu ödüle aday gösterildi gösterilmesine ancak, hali hazırda Avrasya Platformu Onursal Başkanı olup da “Sözde Ermeni soykırımı koca bir yalandır” diyen Şeker Köy’lü Cengiz, bu ödülü kazanabilir mi ?

Bu makale toplam 3790 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi