-
  SON HABERLER
Peren Birsaygılı
Peren Birsaygılı
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Muhammed İkbal'in 'Dörtlükler'i

MUHAMMED İKBAL: “DÖRTLÜKLER”

Kelebeğin çırpınışı ey gönül, ne vakte kadar?

Yiğitlik yolundan geri durmak ne vakte kadar?

At ateşine kendini, bir müddet yan!

Ateşi tavaf ey bigane, ne vakte kadar?

M. İkbal

İslam’ın göğüs kafesinde korkunç bir sızı. Tozu dumana katarak ruhlarımıza giriyorlar. Kırbaçlar şaklatılıyor. Biz, verimsiz bir toprağa atılmış tohumlar gibi, ne ağaç olup gökyüzüne uzatabiliyoruz kollarımızı, ne de kurulu tuzaklardan kurtularak, koşup kaçabiliyoruz. Koltuklarımızın altında işe yaramaz sözcükler, nefes nefese ve korku içinde tutunmaya çalışıyoruz sağa sola. Yabancı dilde sorulmuş bir suale cevap arar gibi, anlaşılmaz ve boş gözlerle dolaşıyoruz kıyılarda. Hz Adem gibi kovulmuş değil de, hiç ait olunamamış bir cennetin rüyasından uyanalı çok olmuş, uyandırılmışız. Ve şimdi, mağlup ama umarsızız. Bir gün belki yine bir parçası olabileceğiniz cennet düşünün ücrasında biz, bir avuç tohum, suret-i hayatın kucağında irtifa kaybediyoruz... Ve zaten sürekli tökezliyor, sürekli düşmüyor muyuz, öne, arkaya veyahut sağa sola. Gölgelerle dolu insan imgeleri, bizimle başlayıp yine bizimle bitecek olan bir sürü öykünün içinde biz, hiçbir şeyin farkında değiliz ve suret-i hayatın elinde biçare, biçare çok biçareyiz.

Oysa Muhammed İkbal hemen yanı başımızda.

Yıldızlar arası yol keşfindesin

Lakin kendinden bihabersin

Aç gözünü kendine bir an tohum gibi,

Topraktan dirilesin bir ağaç gibi

M. İkbal

Muhammed İkbal, her türlü basitlikten arınabileceğimiz bir imge, düşerken tutunabileceğimiz en kuvvetli dallardan biri. Zira , bir adam düşününüz ki; Bu, bir yandan İngiliz idaresi altındaki milyonların siyasî özgürlüğü için gayret ederken, öte yandan sahip olduğu entelektüel birikim ile bütün Müslüman alemini bu darboğazdan kurtarmanın yollarını araştırmaya adanmış bir ömrün sahibi, olsun. Ve İslam düşüncesinin arkeolojik bir değerlendirmesini yaparak, Antik Yunan felsefesi’nden doğan ve ardından gelen gelişim süreci içinde müstakil bir felsefe olarak sivrilen, İslam Felsefesi’nin izini sürerek, bugün dahi cevabını aradığımız tüm suallere yanıt versin.

Seni ey taze, uçmak için yaratmışlar;

Kanat çırpma hazzının cisimleşmiş halisin

Dünyevi heves doluyuz biz, uçuşumuz müşkül

Lakin sen uçma zevkiyle coşmuşsun

M. İkbal

Zincirlere bağlı olmak, çoğu zaman özgür olmaktan daha güvenilir görünür, İkbal bunu söylüyor bize. Oysa biz, verimsiz bir toprağa atılmış tohumlar gibi, ne ağaç olup gökyüzüne uzatabiliyoruz kollarımızı, ne de kurulu tuzaklardan kurtularak, koşup kaçabiliyoruz. İyi bir eğitim görüyoruz, ötekilerden bir adım önde olarak, toplumda saygın bir yer edinelim diye. Bin bir tane kişisel gelişim kursuna tabi tutuluyoruz, daha iyi işlerde çalışalım, daha seçkin, daha ayrıcalıklı olalım diye. Kariyer peşinde koşup duruyoruz. Ve bu şekilde herkesin saygı duyduğu, kaypak bir rahatlık ve mutluluk hissine kaptırıveriyoruz kendimizi. Oysa kişisel gelişim değil, bireysel varoluş ve benliktir aslolan. İkbal bunu söylüyor bizlere.

O halde şimdi kendimize soralım; Okudukça, mısraların her kanat çırpışında, değersiz ne varsa geride bırakabilir miyiz? Başı sonu yokmuş gibi, dönerken zaman içinde, her nefeste bir ayetin, surenin içine karışabilir miyiz? Bu yüzden de dupduru bir su gibi , kötüye bulaşmamış bir hal alır mı düşüncelerimiz? Ve kim bilir yaklaşıp değecek oluruz ve bakarız ki; Ali’nin, Hüseyin’in, Hasan’ın peşinde düpedüz insan olma yolunda ruhlarımız ve basbayağı dert ile tasa ile süslenmiş olur benliklerimiz. Sonrası özgürlük tüter mi buram buram..Avuç avuç aşk tüter mi, kelam gibi aydınlık tüter mi?En çok da kitap gibi özlem tüter mi?

Lale yapraklarını ala boyar aşk,

Belayı canımıza sarar aşk.

Şu topraktan bedeni yararsa eğer,

Gör bak içini nasıl kana boyar aşk.

M. İkbal

Muhammed İkbal Dörtlükler, Murat Sürmen’in çevirisi ile Bakış Yayınları ’ndan çıktı. Titiz bir çalışmanın ürünü olan eser, İkbâl'in 1923'te Lahor'da basılan " Payâm-ı Maşrık" (Doğu'dan Haber) adlı eserinde yer alan 'Lâle-i Tur’ (Tur Lâlesi) başlıklı 163 dörtlüğünden oluşmakta.

Yazımıza aldığımız tüm dörtlükler eserden idi..Ne demeli; Okudukça, değersiz olan ne varsa geride bırakmak isteyen herkese tavsiye olunur…

Bu makale toplam 4648 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1750, Satış 1.1850; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7250, Satış 1.7410
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi