-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Ekrem Eraslan
Ekrem Eraslan
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
4B: Başbakan, Baykal, Bahçeli ve Başörtüsü

Sürekli aynı gündemlerle ve aynı ezberlerle uğraşmaktan haz alan, bu yüzden de ne bireysel ne de toplumsal manada tekamül etme becerisini harekete geçiremeyen bir toplum olarak elimizdeki mevcut onlarca yıllık ezberle bir kez daha başörtüsünü konuşuyoruz.

Taraftar ve karşıt olmak kültürünü, sloganlardan öteye götürüp derin düşünüş ve inanışlarla güçlendirmeyen bir toplum olarak, bu sefer de kolayca ringlerde gardımızı almakta oldukça mahir davrandık. Siyasilerin TV ekranlarından sembol ve sloganlardan işaret fişeklerini atmaları ile birlikte bir anda bütün ülke, bazılarımız için bayram yerine bazılarımız içinde savaş meydanına dönüşüverdi. Ve zaten bizim onlarca yıldır ne bayram olmayan bayramlarımız ne de savaş olmayan savaşlarımız bitmedi. Bir kez daha savaşla bayramı birlikte yaşamaktayız.

Başbakan, kendisinin bedel ödemeye henüz hazır olmadığı beyanına ve kabinede bir bakanın da % 1.5 in sorunu olarak deklare etmesine rağmen, başörtüsü konusu birden bire İspanya’daki açıklamaların ardından gündeme oturdu. Doğrusu konu hakkında stratejik bir yaklaşım olduğunu düşünenlerin ifade ettikleri gibi, 22 Temmuz seçimlerinin ardından, iktidar olma konusunda devlet içerisinde kilit noktaları ele geçiren Ak Parti’nin böyle bir adım atması için koşullar müsaitti ve bu adım atıldı. Başbakan ve partisi, halktan aldıkları desteği ve kurumların yeniden dizaynından elde ettikleri güçle kronik bir meseleyi çözmek için kararlı bir adım attı. Başbakan net bir tavırla bu konuda takındığı tutumla geniş kesimlerin takdirini kazandı. Karşısında ise toplum genelinde pek de makbul olmayan çevrelerin karşı kampanyalarının gürültüsü halk indinde destek bulamadı. Başbakan, devlet yönetiminde kritik noktalarda başarılı adımlardan sonra ciddi bir sosyal meseleyi çözmeyi de hedefledi. Hem kişisel doğruların hem de toplumsal beklentilerin başbakana dayattığı görev geç de olsa bu şekilde yerine getirilmiş olacaktı. Nihayetinde Başbakan ve partisi bu süreçte kazanmıştır.

Baykal, başörtüsü konusunda ezberleri hiç bozmadan hareket ederek beklenen tavrı ortaya koymuştur. Çekirdek elit laikçi kesimlere, sivil ve resmi güç odaklarına sadakatini bir kez daha ispat ederek, onlar açısından tek adres olma rüştünü ispatlamayı tercih etmiştir. Meseleye her zamanki gibi devlet penceresinden bakarak bireyi ve bu toprakların değerini bir kenara itmekten geri durmadığı gibi % 20’lerden aşağıya doğru giden yolculuğuna devam etmekte kararlılığını da bir kez daha ortaya koymuştur. Baykal ve partisi bu süreçte ne kazanmıştır ne de kaybetmiştir.

Bahçeli, 99 seçimlerinden bu yana erkeklik söylemiyle özdeşleşen başörtüsü konusunda tahmin edilenden daha gelişmiş bir siyasi beceri ile hükümetin attığı adımlara destek olmaktan öte, bu açılıma ortak olma başarısını göstermiştir. İktidar partisinin bu konuda seçmen yığınlarına tek adres olmasının önüne geçmiş, kendilerinin bu konuda duyarlılıklarından şüphe duyanları rahatlatarak kendi etraflarında kenetlenmelerini sağlamışlardır. Bahçeli ve partisi 22 Temmuz’dan bu yana uyguladıkları başarılı politikalara bir yenisini ekleyerek sürecin en kazançlı partisi olmuştur.

Başörtüsü, gerçekliğinin kaynağından aldığı güçle varlığını devam ettirmektedir. Ülkemizde ise 90’lı yıllardaki baskılardan dolayı din içerisinde taşıdığı konumdan daha önemli bir konuma terfi etmiştir. Zorba uygulamalar, başörtüsünü on binlerce ameli hükümden biri olmaktan ziyade vazgeçilmez bir imani prensip haline getirmiştir. Yasaklama ve direnme kültürü bu imani algılayış ekseninde gerçekleşmiştir. Bu başörtüsü, yasaklarla hayattan silinmek istenmiştir.

Diğer taraftan başörtüsü 28 Şubat sonrasında ve Ak Parti iktidarı ile birlikte şekil olarak önem taşırken, sosyal hayatta ise dindarlar arasında bile referans olmaktan hızla uzaklaşmaya başlamıştır. Çünkü Ak Parti iktidarı ile birlikte, şekil altındaki Ahlakın iktidar ve güç olmanın büyüsü ile çarpılması neticesinde toplumda dindarlığı sembolize eden şekli göstergelerin gerçekliğini sorgulanır hale gelmiştir. Dini bir anlamdan çok siyasal, geleneksel ve hatta bir nevi moda formunda başörtüsü kendini göstermektedir. Özgürleştirilen başörtüsü ise bu olmuştur.

Kısacası, yasaklanan başörtüsü ve serbest bırakılan başörtüsü aynı değildir.

eraslanekrem@yahoo.com
Bu makale toplam 1184 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1880, Satış 1.1980; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.8820, Satış 1.8980
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi